Ana içeriğe atla

Kiralık Olmayan Ev


Evler ikiye ayrılır. Kiralık olan ve olmayan.

Kiralık olan evler ise evin sahibi ve kiracı tarafından çeşitli gruplara ayrılma özelliğine sahiptir.

Evsahibine göre kiralık evi kazanç kapısıdır. Az çoğunluğu ise evinde oturacak, kendine komşu olacak birini arar. Bu sebepledir ki kimisi evine itina ile bakar. Döşetir, yeniletir. Ki kirasını yüksek tutma bahanesi olsun.

Kimi de herşeyi gelecek kişiye bırakır. Ya da mevcut haliyle elbet bi alanı, tutanı bulur.

Bıktındır, bezgindir. Gelenleri de bezdirir kimi evsahipleri.

Soyunu, sopunu araştıranı da yok değildir hani. Kaç çocuğun vardır, yaşları kaçtır, ne ederler... falan filan... Gözüne girebildiysen ne ala bir kiracı olarak.

Kiracı çoğunlukla başını sokacak bir ev arar. Tabi kendince aradığı bir ev tipi vardır. Doğalgazlı olması mesela. Ya da farketmezdir ama hastası için bir alafranga wc olması şartı arar. Evsahiplerine göre bu istek fazla iken, kimi makul karşılar.

Peki sizce bunun masrafı kime ait olmalı? Kiracıya ait ise, kiracı o vakit söküp gitsin çıkarken wcyi. Haksız mıyım?

Sizlere yaşanmış bir evsahibi – kiracı adayı diyalogu anlatayım. Artık kim ne düşünür bilemem.

K: (evsahibinin kapısını çalar) Kiralık eve bakacaktık ama...

E: ( camdan bakan kadın) telefon numarası yazılı arayın.

K: evi görmemiz mümkün mü ?

E: kapısı açık girin bakın.

( ev görülür, beğenilir gibi olur. Kirasını öğrenmek için telefon numarası alınır. Tam aranacakken yoldan geçen biri evsahibiyle görüştünüz mü diye sorar. Telefon edeceklerini söyler kiracı adayı. Evde yokmuymuş ki der adam. Yukarıya bakar. Biriyle konuşur. Geliyor der. Evden çıkar müstakbel ev sahibi adam. Meğer işi varmış, inenemiş kapı çalındığında ! Merak ettim telefonu nasıl açacaktı acaba... )

Yorumlar

  1. Bunların içerisine öğrencilerin ev aramasını da eklemek lazım. Yıllar önce ne kadar yer gezdiğimizi ama doğru düzgün sonuç alamadığımızı bu yazıyı okuyunca hatırladım. Tuhaf tuhaf insanlar var. Anlatsam roman olur heralde. :))

    YanıtlaSil
  2. Evet haklısın.
    Şimdi belki biraz kolaylaştı işi öğrenci ve bekar insanların. Müstakbel ev sahipleri artık hususi öğrenci arar oldu desek yeridir.

    Ve öyleleri çıkıyor ki insanın karşısına, tüm evsahiplerinin kulağını çınlatıyorsun. (:

    YanıtlaSil
  3. Özellikle öğrenci arayanlar oluyor. Ama evleri ne halde iyi biliyorum. Öğrenciye verilmek istenen evler genelde bodrum katı, en üst kat, rutubetli, boyası dökülmüş, eski vs. tarzında oluyor. (:

    YanıtlaSil
  4. Tabi, eli mahkum diye düşünüyor. Nasılsa evime zaten iyi bakmaz diyerekten, lafı yerindeyse resmen ( nasıl desem ki ) kakalıyorlar işte.

    Allah kolaylık versin tüm kiracılara ne diyelim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…