Ana içeriğe atla

Ben Neden Uçamadım Hakim Bey ?

Uçmalıydım halbuki. O bebekten neyim eksik? Yoksa aldatıldım mı ben, Hakim Beyamca...
Kim mi o uçmayı başaran şanslı bebek? Hani var ya reklamlarda, yiyor börekleri de yüremeyi aşıp uçuyor. Ailesine şokla karışık sevinç yaşatıyor bebekcik.
İşte bende o yağla ile pişirdim ve yedim börekleri ama uçamadım. Neden ki acep Hakim Beyamca?

Bu konuyla ilgili haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, size çok iyi bir avukat önermek isterim. O çok iyi avukat, bir gsm operatörünün avukatı. Dile kolay koskoca gsm operatörünün avukatı o. Adını sanını tam bilemiyorum. Ama öğreniriz ne olacak.

Bizim bu meşhur ve dahiyane avukat, gsm operatörünü mahkemeye veren bir kullanıcı için çok akıllıca bir savunma yapmış. Şikayetçi taraf, aldatıldığı, haksız olarak 7.500 T.L. fatura kestikleri için davacı olmuş operatöre. Limitsiz denilen tarifeyi seçmiş. Limitsiz diye tabiki de konuşmuş haklı olarak. Ama gelen fatura limitsiz olmamış. Reklamlarda görüp, tarifesini ona göre değiştiren ama kendinden haksız olarak bu kadar para talep edilen vatandaş, reklam afişlerini, filmlerini toplayıp sunmuş mahkemeye. Bizim gsm operatörünün avukatı da, reklamlarda çıkan herşeye inanılmaz demiş. Bununla ilgili de mahkemeye, şu uçuran yağ reklamı örneğini vermiş. Siz, şimdi o reklamda o bebeğin gerçekten uçtuğuna mı inanıyorsun da, bizim reklamdaki limitsiz lafına bu derece inandınız, diyerekten bir savunma yapmışlar.

Ne zeka değil mi? Eminim hatırlıyorsunuzdur. Gsm operatörlerinin sabit fiyatlar vererek, müşteri çekmeye çalıştıkları reklamları. O zamanlar, reklamda sadece vergisiz olan fiyat veriliyormuş. Vatandaş aldatıldığını öne sürmüş, mahkemede o fiyatların toplam fiyat olması yönünde operatörleri uyarmıştı. Ya da altta, reklamın bir kenarında belirtilecekti.

Görünen o ki, avukat bu hususu gözardı etmiş. Kendini zeki sanmış. Ama adalet yerini bulmuş. O şahıs, sadece 69 T.L. Ödeyecekmiş.

Reklamlarda illaki bir abartma olur. Amacı dikkat çekmektir zaten. Ama bu dikkati üründe mevcut bir özellikle yapar değil mi? Tıpkı o yağ reklamında dikkat çekilmek istenen, hafiflik özelliği gibi. Ama anlayana değil mi?

Ve siz, siz olun. Harbiden gsm operatörlerinin reklamlarda her dediğine inanmayın. Zira ben yanlış anlıyor olabilirim ama Turkcell'in Kadir Çöpdemir'li Kendi İşim Paketi adlı reklamın altından akıp giden o küçük yazıda, ücretlendirme 6 saniyede yapılmaktadır yazıyor.

Dikkatinize...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…