Ana içeriğe atla

Suskunluğun Cazibesi

Ağzı olan elbet konuşur. Konuşmak, özel bir yetenek ya da kabiliyet gerektirmez. Konuşursun, ister dinlerler, ister dinlemezler. Bazen ne konuştuğunu anlamayanlar çıkar karşına. Yine de sen konuşursun. Konuşmak sıradan bir olaydır zira.

Oysa ki susmak başkadır.

Her kişinin harcı değildir. Yetenek ister susmak en başta. Konuşmak varken susmak çoğu zaman en büyük erdemdir.

Susarsın, öylece durup ne diyeceğini bekleyen insanlar olur karşında. Merak uyandırırsın.

Susarsın, karşındaki insanı tek kelime etmeden çılgına çevirmeyi başarırsın.

Susarsın, düşmanın hep tetikte bekler. Bilinmezlik kemirir içini.

Susarsın, pes ettirirsin karşındakini.

Susarsın, en büyük sırdaş olursun beş para etmez bu dünyada.

Susmanın ötesinde bir şey yoktur. Konuştuğun an yıktığın duvarlar, suskunluğunla yıktığına eşdeğer olur.

Kadınlar çok konuşur derler. Öyle bilinir. Halbuki susmanın cazibesi en çok onlara yakışır. Çok konuştukları için değil. Gerektiğinde susmayı bildikleri ve an geldiğinde tek kelime ile vurmayı iyi bildikleri için yakışır Onlara susmak.

Yorumlar

  1. keşke sonradan pişman olmamak için susmayı becerebilsek. bazen insan kendini bogmaktansa konuşmayı tercih ediyor ama sonuç hüsran. insan konuşmadan önce 3 kez düşünmeli.

    YanıtlaSil
  2. Evet düşünmek lazım.
    Sadece konuşmanın değil, susmanın da zamanı ve yeri var. Ki etkisi yıksın geçsin. (:

    YanıtlaSil
  3. evet susmak güzel herkes konuşuyor yerli yersiz...
    Zira Herkeste olmaması gereken bir şey :)

    YanıtlaSil
  4. Evet. O cazibe herkese yakışmaz zaten. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…