Ana içeriğe atla

Cevapsız Aramalar

Telefon çalar ve susar. Bakarsın numarasına tanımıyorsun. “yabancı” numara. Belki yanlış aradı. Belki konuşmaktan vazgeçti. Belki de “sapık”. Bilemiyorsun ki. Çaldı kapattı telefonu şahsımuhterem.
Böyle bir durumda gelen aramaya dönüyor musun? Ben şahsen dönmüyorum. Banane. İşi varsa yine arar beni kardeşim. Benim liram niye gitsin ki? Ama ben gibi düşünmeyenlerde çokmuş. Gelen çağrıya dönüp, niye aradın, kimsin, necisin falan diye soruşturmaya başlayanlarda yok değilmiş. Mesela benim eniştemde arıyormuş. Hiç aklım ermiyor. Numarayı tanımıyorsun, çaldırmış bırakmış. Çokca -sapıklık derecesinde- olmadıkça bence gereksiz. Hoş, sapığı da aramak mantıksız bana göre.

Bilirsin, çağrıdan öte mesajla insanları rahatsız edenler var. Hatta çete halindeler resmen. Sana bana mesaj atıp hediye kazandınız diyor. Numara veriyor, ara hemen hediyeni al. Ee cevapsız çağrıya dönen, bu mesaja da kayıtsız kalmıyor. Kanımca bu işi böyle insanlardan ilham alarak başlattılar. Geri dönen insanlar var. Elbet arayanlardan birkaç tanesini kandırmayı başarırız biz diye düşündüklerini düşünüyorum. Bakınız ; linkteki konuda bu konuyla ilgili örnek teşkil edecek çok mesaj var. Uyanık olmak lazım. Öyle her arayanı aramamak, her mesaja cevap vermemek lazım. Param kıymetli demek lazım. İşi olan elbet geri döner, yine arar diye düşünmek lazım.

Ayrıca not; Emniyet müdürlükleri de uyarıyor. Adlarını kullanıp kontör isteyenlere sakın inanmayın.

Yorumlar

  1. Telefonu değiştirdiğim, numaraların gittiği dönemde cevapsız çağrılara, çaldırıp kapatanlara geri dönüyordum. Tanıdık olma ihtimali baya yüksekti çünkü. Sonraları sık kullandıklarımı kaydettikçe, dönüş yapmamaya başladım. Tanıdık biriyse bir zahmet bir daha arayıversin. :)

    YanıtlaSil
  2. Değil mi ama. Arasın işi ne. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…