Ana içeriğe atla

Görme Engelliler İçin Karikatür Yazılı Betimleme

Beş duyu organından biridir “göz”ümüz. Ve belkide en kıymetlisindendir. Peki kaçımız biliyoruz ki görme engelli bir insanın karikatür okuyamadığını. Onlar için özel kitaplar mevcut evet, bilgisayarlar için olan özel araçları da varmış. Bu sayede nettende faydalanabiliyorlarmış. Ama gelin görün ki resimler için o olanak yokmuş.
Hayal Kahvem, bu olayı onun sayesinde öğrendim. Ve O, karikatür betimlemeye başladı. Bende küçük bir katkı yapmak istedim. Mahcup olmamak için iyi betimleyebileceğim, şimdilik iki tane karikatür seçtim. Bakalım nasıl olacak. İşi abartıp -herzamanki gibi- baya baya anlattım ama bilemiyorum. Aslında maksadım bu işi duyurmak, umarım işe yarar.

Okullar, sınavlar, dershaneler. Bu yorucu koşuşturmanın “zavallı” kahramanı olan çocuklar.
Gayet düzenli bir masa görüyoruz. Bir lambası bile var. Çalışma masası bu. Bir kitap. Açık bırakılmış ve üstüne de bir avuçtan fazlaca çekirdek koyulmuş. Masanın sahibi çocuk, gelip oturuyor masaya. Başlıyor çekirdekleri çıtlatmaya. Ama söylene söylene. Zira aslında ders çalışması lazım. Yarın sınav var. Çekirdek sevdalısı bir çocuk olarak, bir ara verip çıtlamaya, derse başlayamıyor ki.. Aa.. Kapıda biri beliriyor. Kim ki o? Eve ders çalışmak için gelen bir arkadaş. Kapıda öylece duruyor, sessiz ve sinsice gülüyor. Allah Allah.. Anlıyoruz ki bu küçük yaramaz, arkadaşına tuzak kurmuş. Ders çalışamasın diye, kitabının üstüne, çok sevdiğini bildiği çekirdekten koymuş. Koymuş ki, arkadaşı yesin, vakti kalmasın ders çalışmaya. Kendi çalışsın, bir o iyi not alsın. Çünkü sınavların stresinden arkadaşlarını kendine birer rakip görmeye başlamış bu çocuk. Yüzünde bir rakibini daha etkisiz hale getirmenin haklı sevinci görülüyor ne yazık ki...


Evin cam kenarındaki koltuğuna oturmuş bizim ukelâ, kendini beğenmiş, sevimsiz +kendini bilgili kültürlü sanan kızımız. Ki bu sebeple elinde bir kitap tutmakta. Böyleleri insanın yüzüne bakmaz konuşurken. Hep meşguldürler ya, başlarını kaldırmayı lütfetmezler. Odada beliren ışık bile bu kızın dikkatini çekmez. Burun zati Kaf dağının zirvesine temeli atmış. Işığın sahibi bir iyilik meleği. Garibim yanlış adresi çalmış işte. Tüm iyiliği ile soruyor kıza: “dile benden ne dilersen..”
Bizim ukelâ kızımız, kitap okumakla meşgul olduğundan dolayı, hiç kafasını kaldırmadan, istifini bile bozmadan, küçük dağlar benim eserim edalarında: “ sihirli değneğini masanın üstüne bırak ve çıkarken kapıyı kapat.” diyiveriyor. Meleğimiz şaşkın. Keşke o değneği kafasında kırsa diye dilekler içinde oluyoruz. :)

Yorumlar

  1. bence çok güzel olmuş.. gönlüne sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim. Teşekkürler. Yüreklendim açıkcası. Bir kişiyle bile. :)

      Sil
  2. selcukerdem cok anlamli isler yapiyor gercekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında denk gelmiş, ismine bakmamıştım.

      Sil
  3. Efem elinize sağlık gayet güzel anlatmışsınız :) tebrikler! Görmek büyük nimet!

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel anlatmışsın karikatürleri ama keşke baloncukların içindekileri de ekleseydin yazıya. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ilkinde o hatayı yaptım. Hemde farkında olarak maalesef. Neden bilmem.
      Ama ikinci de onlara yer verdim. Onlar belli olmuyor mu?
      Teşekkürler bu arada.

      Sil
  5. Selam uyuşuk Hayalperest, bir kaç gündür bilgisayardan uzaktım.
    Ne güzel karikatür betimleme yapmışsınız:) Çok sevindim.
    Hemen bizim altınoktaya haber vereceğim. Bakın Creep'te yapmış.
    Şahanesiniz hepiniz. Çok teşekkür ederim:))

    http://creep-feel.blogspot.com/2012/05/gorme-engelliler-icin-karikatur-yazl.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür etmeliyim size. Böylesi birşeyden haberimiz olmasına vesile oldunuz.
      Beğenilirse ne mutlu. Ben devam ederim keyifle hemde.
      Creep'inkine bakıyorum hemen.

      Sil
  6. elinize sağlık.
    ben bu güzel bloğu nasıl atlamışım bu zamana kadar?
    ekledim sizi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Beğenmeniz beni mutlu ediyor. Yenilerine bakınıyorum hatta. :)

      Sil
  7. Yazılarınızı gityat.com ‘ da paylaşabilir, kendi kanalınızı oluşturabilirsiniz. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…