Ana içeriğe atla

Hayatının En Büyük Ödülü

Nedir diye sorsam?

Bu belkide çekilişle kazandığın o kitaptır. Belki çok sevdiğin o sanatçıyla tanışmaktır, belki de konserine özel bilet kazanmaktır. Yahut hep o hayalini kurduğun tatile gitme fırsatına kavuşmuş olmandır o ödül.

Ödül kazanmak herkesin hayalidir. Peki hayallerinde kazandığını düşündüğün o büyük ödül ne?

Bu nerden geldi aklıma? Gördüğüm bir reklamdan. Hoşuma gitti. Reklam anketliydi ama bana göre sınırı olmamalı bu soruda cevapların.



Mim diye kabul edip, uzun uzun blogunuzda cevaplandırabilirsiniz
Yahut siz, kısacık da olsa konuya yorum bırakın. Ama paylaşın. Ki içimizde kalmasın. Bir dürtün içinizdeki o ödül avcısını bakalım, ne çıkacak içinden.  Bende meraktan çatlamıyım burda. :)

Not: Benimkini sorarsanız şayet. Hayatımın en büyük ödülü, tek katlı, bahçeli bir ev olur. Ev dediğin öyle apartman dairesi olmaz. :)

Yorumlar

  1. hayatımın en büyük ödülü huzur içerisinde yaşamaktır, haberleri açarken 'acaba yine ne olacak?' diye düşünmeden, çocuklarımın yarını ne olacak diye endişelenmeden bir yıl sonraki tatil planları için araştırma yapacak kadar huzur içerisinde olmak..

    YanıtlaSil
  2. İşte o huzuru kısada olsa yaşatacak bir şey aslında o ödül. Bir ömür huzuru kim kime garanti edebilir ki, şu kısa hayatta.. :)

    YanıtlaSil
  3. Hayatımın en büyük ödülü Mehmet Akif'in dedesi olmamdır. Ben bir bastonsuz dedeyim. Şu anki duygularım budur. Yoksa bunun dışında çok ödüllerm olmuştur. Onları yüreğimde saklıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dedeler için akla gelen ilk ödül, torunlar. Allah ayırmasın sizi Mehmet Akif'den.

      Sil
  4. Ben hayatın bana verdiği en büyük hediyenin inançlı olmam olduğunu düşünürüm hep..
    Ama tabi şöyle bir ev bir araba hiç de fena olmaz :P

    YanıtlaSil
  5. hayatımın ödülünü blogum:)keşke daha önceden yazmaya başlasaydım ve daha çok kişiye ulaşabilsem:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç sayılmaz. İnşaallah ulaşırsınız. (:

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…