Ana içeriğe atla

Görme Engelliler İçin Karikatür Yazılı Betimleme - 3



Türk toplumunda yerleşmiş birtakım kalıplar vardır. Mesela kadın için, basma kalıplardan biri de çocuğun bakımının sadece onun sorumluluğu olduğudur.
O bakar, o giydirir, o içirir, o yedirir çocuğu. Baba işden gelince bir sever çocuğu, oturur köşesine değil mi?
Ama bazı babaların hakkını yememek lazımdır. Aslında ortak olan bu  görevde anneye çok yardımcı olurlar.
Bu resimde de sofra başında yemek yiyen bir ailemiz var.
Anne, baba ve bir de küçük çocuğumuz. Daha çok küçük, yemeğini kendi yiyemiyor. Annemiz öncelik babaya ve çocuğuna ayırmış, kendine yemek koymamış daha.
Tam oturacak, çocuğa yemek yedirecekken baba atılıyor, ben yediririm diye.
Ve olay başlıyor. Alıyor kaşığı yemekle dolduruyor ama çocuğun ağzına götürmüyor kaşığı. Tutuyor bir sapından birde ağız kısmından, mancınık gibi fırlatıyor yemeği, tam karşısında oturan çocuğuna. Ve tabi bunu yaparken de pek keyifli olarak çocuğuyla diyalog kurmayı ihmal etmiyor babamız. Diyor ki;
aç ağzını aç aç aç! Bak mancınık geliyoo ! “
Anne oğlunun perişan haline bakıyor. Üstü başı yemek içinde çocuğun. Kızgın ve aç ne yazık ki. Ağzı olsa babasına neler diyecek kimbilir. Öyle bir bakışı var.
Anne dayanamıyor nihayetinde ve diyor ki;
ay Erol uçak falan yapsana çocuğa ?! Üstü başı battı !
Baba şöyle bir yanıt veriyor anında;
tarih öğrensin tarih. “
Babamız da zafer kazanmanın keyfi var. Eğleniyor adam. Maksat çocuğa yemek yedirmek değil zaten. Anneye “ bak ben beceremem çocuğa yemek yedirme işlerini, bir daha yaptırma sakın ha..” mesajı vermektedir.

Yorumlar

  1. yine de çabasına sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle değil mi? :) Bir daha yapmayacak olmanın keyfiyle. :)

      Sil
  2. hımmmmm tanıyom diyosun insanları.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle iddiam yok ama genel bakış öyle gibi görüyorum. :) :)

      Sil
  3. Gerçekten bu betimlemelerinizi çok beğeniyorum. Hep aklımda ilk başta yazıyı okuyup, gözümde canlandırıp sonra karikatüre bakacağım diye. Fakat karikatürü görünce dalıp bakıyorum. Bu sefer de olmadı, inşallah bir daha ki betimlemede bunu başaracağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm.. O zaman yazıyı başa almalı. Bunu hiç düşünmemiştim. Güzel ve gerçekten iyi düşünmüşsünüz. Aklımda olacak bu. Teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Evet benim gibi dalıp gidenler için iyi bir çözüm olur. :)

      Sil
  4. tespitleriniz çok yerinde,kalıplaşmış annelik kavramı her şekilde karşımıza çıkıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli kalıplarımız var ne yazık ki, her yerde, her konuda. :)

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Değil mi? Kimse düşünmüyor onu. Ama anne düşünüyor gibi, biraz. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…