Ana içeriğe atla

El Emeği Göz Nuru.

Uyarı: Bu yazı bir "U.H. reklam" içeriğidir.

Efenim kolaydır öyle mağazadan alıp, iki resmini çekip, post yapmak... Kolaysa onları kendin yapsana.. (Allahım moda bloglarına laf attım, sen affet... )

Bunu şimdiye kadar çok duydum. Bizim ülkemizde değeri bilinmeyen bir şeyde el emeğidir. Mesela bugün Tvde adam kendi eliyle, uğraşıp yaptığı tahta kaşık ve bıçakları 1.50 kuruştan satıyordu. Bir ara yabancı bir memlekete gitmiş. Yaptıklarına çok para vermişler. Ama hastalanınca dönmek zorunda kalmış.

Şimdi.. bir saniye. Burda asıl mevzu bendim yahuu.. Bu benim reklam yazım.
Efenim, bu resimde görmüş olduğumuz siyah eldiveni kendim yaptım. Tığ işi, oldukça basit bir yapımı var.



Bunlar ise, vakti zamanında yapmış olduğum süveterler ve panço. Birde kazak vardı ama oda eksik kalsın dedim. Nazar olmasın.

Reklamlar sona erdi.
Başka konu ve konularla tekrar birlikte olmak dileği ile. Saygılar...

Yorumlar

  1. Eldiven güzel olmuş,emeklerine sağlık diğerleride öyle:) emeklerine sağlık, güzel pazarlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :) Size de güzel bir pazar günü dilerim.

      Sil
  2. Allaım sen ne yaptın moda biloklarına laf mı atılır hiç!!!Amann tanrım!! Yandın sen yandın..
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen reklam psikolojisine girdim.. :D Siz arkamda olun, koruyun beni. Olmaz mı?

      Sil
  3. Moda bloglarına laf attığın için çarpılabilirsin bak söylüyeyim :)

    YanıtlaSil
  4. Moda bloglarına laf attığın için çarpılabilirsin bak söylüyeyim :)

    YanıtlaSil
  5. Bunlar sabır işi:) gerçekten ortaya bişiler çıkarmak güzel..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sabır şart. ÇÜnkü yarıda kalmışlarda yok değil. :)

      Sil
  6. Aferin aferin
    hamaratmışsın
    alacam seni oğluma :)
    yemek yapmayı da biliyor musun sen bakim :D

    YanıtlaSil
  7. man amann o gözlere nazar değmesinn ;)
    ne güzel olmuşlar ellerine sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…