Ana içeriğe atla

Küçük Gemi.


Ben bir küçük gemiyim.
Sakin ve sığ denizlerde başladı yolculuğum.
Sonra denizler büyüdü.. büyüdü. Ve artık sakinde değillerdi.
Fırtınalar koptu, savruldum.
Kıyılara vurdum kaç defa. Parçalandım.
Ve her defasında yine kendimi en orta yerinde buldum denizin.
Ben hala küçük bir gemi idim.
Deniz ise kocaman.
Ben yönümü kaybettim ama o benden umudunu kaybetmedi.
Ortasındasıyım denizin.
Amaçsız, yorgun, paramparça..
Ama hala içindeyim denizin,
Dibinde değil.

Yorumlar

  1. Denizde bir şişe.. İçinde elle yazılmış bir not. Belli ki içindeki not; kurtulmak için bir umut. İster denizin dibinde ol ister yüzünde. Yeter ki kurtuluşun olsun senin bin bir umut..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dibe düştün mü kurtulmak daha zor gelir insana. Allah düşürmesin.

      Sil
  2. Tek kişilik mürettebatınla rotanı sığ sulara çevirmiş gözükmektesin...
    Rüzgarın estiği sürece sür bakalım be Kaptan..
    Elindeki tütün kokusu, denizin tuzuna laf atmış ya..
    Kırıtmıştır o, hadi söv bakalım be Kaptan..
    Kime senin artizliğin?
    Boş limanlara bıraktığın yakamozlara mı?
    Eksik etek onlar..
    Ah! Boşver şimdi be Kaptan..
    Kıyıya vurmuş pişmanlıklarını bir düşün.
    Soğuk gövdeli dev dalgalar almış götürmüş onu..
    Güneşin turuncu yüzü bile bile sahile vurmuş,
    Akşam çiçekleri raksederken..
    Dur!
    Bir düşün bakalım be Kaptan..


    size bir şiirimle eşlik etmek istedim hayalperestçim:):)


    YanıtlaSil
  3. Ama hala içindeyim denizin,
    Dibinde değil.
    ne güzel demişsin. kimse denizin dibinde olmaz inşaallah..

    YanıtlaSil
  4. Bir amacı olmasada insanın, buna dair umudu olması güzel şey...

    YanıtlaSil
  5. paramparça değilsindir, sana öyle geliyordur yoksa üstünde değil dibinde olurdun denizin.

    YanıtlaSil
  6. çok güzel ama çok.
    :)
    hissederiz bazen ama evet dipte olmamalı.
    :)
    senden okuduğun en güzel yazılardan biri bu valla bak.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…