Ana içeriğe atla

Evliya Çelebi ile Sınırsız Bankacılık Serüveni


Yapı Kredi, 17. yüzyılın önde gelen gezginlerinden Evliya Çelebi animasyonları ile karşımızda…
Sınırsız Bankacılık konseptini anlatmak için eğlenceli bir yol seçen Yapı Kredi, Evliya Çelebi’nin başına gelen maceralarda ona her zaman destek olan Bank-ı Şahane olarak yer alıyor.

Bu yaklaşımla biri tanıtım videosu olmak üzere dört tane video hazırlanmış. İnternet Şubesi, Mobil Şube ve Salla Yolla hizmetlerinin anlatıldığı videolarda Evliya Çelebi, Yapı Kredi sayesinde türlü zorlukları aşıyor.
Özellikle Osmanlıca ile günümüz sosyal medya dilinin birlikte kullanılması, tarihi dokuyu günümüz teknolojisi ile çok güzel bir şekilde birleştirmesi projeyi farklılaştıran noktalardan...
Henüz keşfetmediyseniz linki: yapikredi.com.tr/sinirsizbankacilik

Evliya Çelebi’nin maceralarını izledikten hemen sonra iPad, MacBook Air ve World Hediye Kart ödüllü yarışmasına da katılabilirsiniz.
Kısa zamanda Evliya Çelebi’nin eşyalarını toplamasına yardımcı olacağınız oyunda sizden belirlenen objeleri bulmanız isteniyor.
Üç farklı sahneyi oynayıp, en yüksek puanı alan kişiler sıralamaya göre ödüllendiriliyor.
10 hafta boyunca haftanın birincisi: Yeni iPad, ikincisi 200 TL’lik World Hediye Kart, üçüncü de 100 TL’lik World Hediye Kart kazanıyor.
10 haftanın sonunda tüm haftaların birincisi ise MacBook Air kazanıyor. İkinci ve üçüncülerin ödülü de 200 ve 100 TL’lik World Hediye Kart.

Proje, C2A’nın markası olan Netfork Sosyal Medya Ajansı tarafından yaratılmış.
Hem Sınırsız Bankacılık projesi hem de Yapı Kredi hakkında gelişmeleri resmi Facebook sayfasından takip edebilirsiniz: facebook.com/YapiKredi

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Yorumlar

  1. duymamıştım.
    bi bakıyim.
    :)

    YanıtlaSil
  2. İlginçmiş, eve gidince bakarım bende
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Banka işlemleri bana biraz uzak. Pek işim olmadı.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…