Ana içeriğe atla

Bu Acı Ne Zaman Geçer ?...

Evde tek başına bir genç kız. Güzel güzel temizlik yapıyor. Evi süpürürken süpürgenin hortumu sandalyeye çarpıyor. Sandalye düşüyor. Durumu farkedemeyen genç kızın ayağına çarpıyor. Canı çok yanıyor. Çarpan yer anında morarıyor. Ama sonra morluk geçiyor, hafif şişiyor. Ve acıyor her daim. 
Şimdilerde hala acıyor, morarma kızarma hallerinde. Arada yürürken bile acısını hissediyor. Herkese ağzını büzerek ayağını göstermek istiyor. Acıtasyon yapmak istiyor. Ama yapmıyor. Canı acıyor...
Kim acaba bu garibim genç kız...
Bildiniz mi? ?
:D
Ve başlıktaki soruyu cidden soruyorum. Ne zamana kadar acı çekerim ki ben... Morluk tamam da acımasın ya..






Yorumlar

  1. Öylesine bir coğrafyanın insanı olarak sanırım başlıktan mütevellit şöyle sağlam bir aşk acısı,ayrılık vs umarak geldim de parmak acısı çıktı.Tebessüm.Burada ummak sıkıntılı bir kullanım oluştur sanırım.Olsun, kalsın. Silmeyeyim.

    Geçmiş olsun,"geçer geçer" deyip geçiştirmek de istemem de, geçer herhalde.

    Saygıyla,

    Aylak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acısı azaldı ama geçmedi daha. :) Teşekkür ettim, geçiştirmek ne demek, geçmiş olsun demeniz geçer demeniz bile sevindirdi beni.

      Sil
  2. Geçmiş olsun , geçer canım merak etme .

    YanıtlaSil
  3. allam ya ama bunun bi kremi filan yok mu sorsaydın yaa.
    mesela şanlı merhem var yaa.
    :)
    geçmiş olsun amaaaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm.. hiç aklıma gelmedi krem sürmek. Sağol. Şimdi acı yok gibi. Sadece birşey değince ve dokununca azcık acıyor. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…