Hayaller Birgün Gerçekleşir Umuduyla Kurulmaz. Zira Hayaller Değildir Umutla Beslenen. Hayaldir Umudun Ekmek Kapısı...






Korkaklık Var Serde Saklayamam.

Merhabalar.. :)
Anlatacaklarımdan sonra beni artık “ deli uyuşuk” diye çağırabilirsiniz. Alınmam. :D

Mevzuya şöyle giriş yapalım. Ben evlenmeden evvel evde öyle tek başına saatlerce kalan biri değildim. Ablam olurdu hep. Şimdi düşündüm de, mevzunun özü burada yatıyor galiba. Neyse ben size yine anlatacağım, merak etmeyin.

Eşimle film izlemeyi seven insanlarız. Bir iki kere korku filmi de izledik, maalesef. Ki tüm suçlu o filmler anacığım.
Film, şeytan ve kötü ruhlarla ilgili idi. Adını unuttum. Aylar oldu. Etkisi yeni kayboldu desem. :)))
Filmde karı koca bu işlerle uğraşıyorlar. Yani insanlara musallat olmuş ruhları şeytanları defediyorlar. Üstelik kadın, bu varlıkları hissetmekten öte görüyor.
Ve filmin asıl mevzusu bir aileye musallat olan kötü ruhlarla ilgili. O yaratığı evin küçük kızı da görüyor. Yok kapının ardında yok dolabın içinde. Falan filan. Yok kadın yatarken kadının üstüne çıkmış falan. Yazarken bile hoş oldum. Bendeki etki de böyle işte. Evde yalnız kalınca kendi kendimi fena korkutmayı başarıyorum. Yatarken gözüm dolabın üstüne gidiyordu. Gözümü kapatınca tepemde dikiliyormuş gibi hissediyordum. Banyoda özellikle kapı ardından çıkacakmış gibi oluyordu. Evin içinde sanki başka birileri varmış da her an çıkacaklarmış gibi hissetmeler. Alıyordu beni benden bu saçma sapan korkular. Dualar okuyordum. Biraz içimi ferahlatsa da bazı anlar işe yaramıyordu. Beynimin içindeki saçmalık ağır basıyordu. Evde sessizlik olmasın diye televizyon açıyordum. Ki önceden tv izlemeyi ne güzel bırakmıştım ben ya.. :D

Evet, şimdilerde tüm bunlar geride kaldı. Hala yalnız kalınca içimde manasız korkular ara ara dolsa da filmin ilk etkileri kadar değil çok şükür. Misal artık kapı ardında biri varmış gibi hissetmiyorum. :D

Şimdi, niye yalnız kalıyorsun eşin nerede derseniz. Adam camiye gidiyor. Kendisinin filmden bu kadar etkilendiğimden fazlaca haberi yok. Ama korktuğumu söylemiştim. :D Zaten artık o tarz filmler izlemiyoruz.

Beynin saçmalaması çok kolay. Hele o saçmalığa inanması daha kolaymış.

Şimdi filmi merak ettiniz mi... :D

Yoksa benim için Allah'a dua mı ediyorsunuz.. :p 




Her Bir Yağmur Damlası...

Yağmur yağıyor. Ben onu dinliyorum. Camımı, camları döver gibi yağıyor. Yollara, toprağa kızmış gibi. Delik delik ediyor düştüğü yeri. Kaçırtıyor insanları kendinden. Huzur vermekten uzak çoğunluğa göre bu haliyle.

Oysa, bana en çok bu deli halleri huzur verir. Her bir damlasının düşüşünü izlemek için çaba sarfederim. İmkansızlık peşinde kendimi unuturum. Ve işte o an huzuru bulurum. Aklımda yağmur ve öfkesi. Gözlerim düşen damlalarında.

Maksadım ıslanmak değil. Yağmuru izlemek. Delice yağarken, o toprağı delen her bir damlaya odaklanmak. Yağmur kadar delice. Ve biliyorum imkansız. Ama biliyor musun... hoşuma gidiyor. Ve en önemlisi huzur veriyor. Tıpkı sonrasında açan o güneşin, insanı gülümsettiği gibi...