Hayaller Birgün Gerçekleşir Umuduyla Kurulmaz. Zira Hayaller Değildir Umutla Beslenen. Hayaldir Umudun Ekmek Kapısı...






11 Aralık 2016

Fazla Suyunuz Var Mı ? ...

Küçük kız, camdan dışarıyı seyrediyordu. Yan dairede oturan, arkadaşı Ebrar, abisiyle su savaşı yapıyordu. Susamıştı. Ama içmiyordu. Eğer içerse çişi gelirdi. O zaman yine ellerini yıkamak zorunda kalırdı.
Birden, camdan dışarı bakmaktan vazgeçip, gözlerinin içi parlayarak mutfağa koştu. Eline boşalmış sürahiyi alıp, sessizce evden çıkıp, yan komşunun kapısını çaldı.
Kapıyı Ebrar'ın annesi açtı. Eslem, gülümsedi ve elindeki sürahiyi uzatarak:
- Fazla suyunuz varsa bize verir misiniz Müzeyyen teyze ? !..
Kadın şaşkın bir şekilde:
- Fazla su mu?
Diyebildi.
Eslemlerin dairesinde su tesisatında sorun oluşmuş. Yapılması için para gerekli. Ama şu an Eslem'in babasında o miktarda bir para yokmuş. Babasının patronu avansını da maaş günü bir hafta sonra diye vermemiş. Yani Eslemlerin evinde birkaç gün daha sular kesik.
Eslem o yüzden susamış bir şekilde, suyla oynayan arkadaşına bakıyordu. Susuz yaşadığı birkaç günde, küçük yaşına rağmen, suyun değerini anlamıştı.
O küçük aklıyla, çişi gelmesin de, tuvalete gitmesin de, su boşa gitmesin diye, susadığı halde su içmeyen Eslem.
Komşusu su ile arabasını yıkarken, o elini yıkayacak suyu gram gram kullanmayı öğrendi.
Sonra düşündü ki, komşusunun suyu demek ki fazla.
Bir sürahi de onlara verse suyu azalmaz ki..
Değil mi..



7 Aralık 2016

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
Haydar Çolakoğlu teb genel müdür
haydar çolakoğlu kimdir
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Kasım 2016

Bir Çocuk Geçer Yanıbaşımızdan...

Bir çocuk geçer yanınızdan.
Yanıbaşınızdan.
Farkettin mi o minik ellerini, ayaklarını.
Kapadın mı yoksa gözlerini bir an...
Bir çocuk geçer yanımızdan.
Çok çok yakındır. Dokunursun. Görürsün.
Farkedemezsin ama belki..
Gün gelir seslenir sana.
Duyar mısın? Elbette duyarsın.
Ama ya anlamak.. Anlayabilir misin,
Yanından geçip giden o çocuğu...
Büyümeden.
Senden,
Yanıbaşından uzaklaşmadan
Anlayabilir misin?
Gerçekten farkedebilir misin O küçük çocuğu..
Büyürken nasıl da geçer zaman.
Farketmezsin bile...
Gözünü açtığında, artık yanında olmayacak kadar büyüktür o çocuk...
Geçip giderken göremeyiz çoğu zaman.
Bir insan büyür de, biz farketmeyiz bile...
Bir insan büyütürüz de, farkedilmeyiz bile...



17 Ekim 2016

Doğum Günü Böreği... :)

Herkeslere öncelikle kocaman bir selam yolluyorum.
33 yaşında, evli ve bir erkek evlat sahibi bir kadınım artık.
Nereden mi çıktı şimdi bu?
Takvimler bugün 17 Ekim'i gösteriyor ya, oradan.
Yani bugün, bu uyuşuk hanımın doğum günü. Tam 33 olmuş bulunmaktayım. Yolun yarına az kalmış. :D

Oğlumla birlikte ilk yaşıma girdim. o ayrı sevinç, ayrı bir duygu.
Şuan kendisi, yerde dolanıyor. :D

Başlıktaki börek kısmına gelirsek eğer, o da eşimin süprizi diyelim. :D
Kendisi pasta türü tatlı şeyleri pek sevmediği için, sabah işe gitmeden, pasta niyetine bana börek aldı geldi. Kahvaltıda bir güzel yedik.

Hatırlar mı acaba diyordum ama hatırladı. Ya da birileri hatırlatmış da olabilir. Babaannemiz biliyordu, söyleme demiştim ama bir ihtimal demiştir diye de düşünüyorum.
Aman canım ne farkeder, demeyin. Hediye de gözüm yok, sadece hatırlanmak güzel bir duygu.
Yalan mı...

Sevgiler yolluyorum hepinize...


2 Ekim 2016

Ek Gıda Ve Ortam Polisliği

Öhh.. Öhhh...
Geldim, buralardayım demiştim değil mi?
Bunu dediğimin üstünden aylar geçmiş.. iyiki de yılları devirmemişim.
Beni yani bizi sorarsanız, iyiyiz.
Oğlum 8. ayını bitirdi.
E bende bu 8 ay boyunca birikmiş az biraz birşeyler var. Misal ek gıda olayı.
Bir anne, çocuğunun ek gıdaya geçişine sevinir. Ama bazen çevredeki insanlar anneyi bu geçiş döneminde maalesef çileden çıkarır. Hele birde çocuğunuz alerjik bir çocuksa. Bir bakmışsınız, ortam polisi oluvermişsiniz.
Nasıl mı?
Efenim, nedendir bilinmez, başta anane ve babaanne olmak üzere, dedeler de dahil, çocuğun ağzına ne bulurlarsa tıkma yarışına giriyorlar.
Yesin, yesin.. alışsın.. kaç aylık oldu.. yiyecek tabi..
Sanırsın çocuk 90 yaşında oldu, dünya nimetlerinden tadamadı.
Şimdi, onlar da kaç çocuk büyüttü. Kaç yaşında insanlar, senden iyi mi bilecekler, diyenleriniz olabilir. Olmasın ama içinizden birkaçı diyebilir. Desin.
Ama hiç sormuyorlar efenim, bu çocuk öyle herşeyi yiyebiliyor mu?
Yaaa... yiyen var, yiyemeyen var. Maalesef.
Misal benim oğlum. Süt ve süt ürünlerini tüketemiyor. Alerjisi var. Şimdi biri gelip oğluma peynir vermeye kalksa, o çocuk kızarıp kabarsa, kim suçlu? Cevap verin bana...
İşte öyle herşeyi çocuğun ağzına tıkmakla, herşeye alışsın demekle olmuyor bu işler.
Ay birde çikolata, tatlı vermeye pek meraklı oluyorlar.
Neden?
Var mı bunun cevabını bilen...
Biliyorsanız söyleyin lütfen. Nedenini çok merak ediyorum şahsen.

İşte, çocuğum büyüdü diye sevinirken, üstüne bu tip sorunlarla başetmeye de çalışıyorsun.
Altta ve üstte 2şer adet olmak üzere toplam 4 dişimizle, ağzımıza herşeyi atıyoruz. Havucu bile dişliyoruz.
Ve
Ve..
Ve biz çok tatlıyız çok.
Maaşallah.. Sühbanaallah..



10 Haziran 2016

Annelik; Doğuştan mı Demeli İçgüdüsel mi... ?

Yeri geldiğinde çekinmeden söylediğim, aldığım cevaplardan gocunmadığım bir şeydi. Ne mi ? yeni doğmuş bir çocuğu kucağıma hiç almadığım. Yeğenlerimin hiç birinin altını dahi hiç değiştirmediğimdir.
Şimdi ne mi oldu?
Başlıktaki ikilemdeyim.
Annelik öğrenilmiyormuş. Kendi kanından canından olan evladını kucağına aldığında herşey kendinden oluyormuş.
Ayy.. ben yapamam diyemiyormuşsun. Tutamam, küçük, hiç demiyorsun. Alt değiştirme işi kendinden gelişiyormuş.
Annelik sanırım yarısı doğuştan yarısı içgüdüsel bir olay. Zira günler geçtikçe bilmem kaç çocuk yetiştirmiş kim olursa olsun, çocuğuna bakmasında hep bir kulp buluyorsun. Beğenmiyorsun. Çocuk öyle tutulur mu, yok öyle yapılmaz da daha neler neler..
Yani anacığım, iyiki ana oldun kimseyi beğenmiyorsun artık, modunda oluyorsun.
 ........................
Yukarıdaki kısmı aylar öncesinden yazmış idim. Ama gel gör ki, yayınlamadan öylece kalmış. Kaldı yani..
Aylardır yoktum, farkındasın de mi güzel okuyucuğum benim.. olmaz mısın hiç... sen benim kıymetlimsin ya... az yağ yapayım da yokluğumda kaçan keyfin yerine gelsin.

Ben oğluşumla günümü gün ediyorum.
herkeslere kocaman sevgiler yolluyorum...

arayı açmadan gelmeye çalışacağım İnşaallah..
İyi Ramazanlar...



 

4 Nisan 2016

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.
Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.
Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.
Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.
Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.
Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!
P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Şubat 2016

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)
Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu
1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.
2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.
3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.
4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.
5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.
Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)
P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Şubat 2016

N.U. nun Doğum Hikayesi.

Merhabalar...
Ben geldim. Hayatımın en güzel, en eşsiz duygusunu paylaşmak için.
Oğlum sağlıcakla dünyaya geldi. Çok şükür.
Bende hem sizlere bu müjdeyi vereyim istedim. Hem de, kısada olsa bu süreci anlatmak istiyorum.

Artık son haftalarımızdı. Elimiz kulağımızda oğlumuzu bekliyorduk ama o yerinden memnun olarak hiç belirti vermiyordu. Yani en azından bana. Zira kontrollerde sancılarım yüzlerde çıkıyordu. Bende sancıya dair tık yok. Doktor şaşırıyor. Ebe şaşırıyor.
En son, 40. haftamız bitti ve doktor bu çıkan sancılar seni de bebeği de rahmide yorar. İşi hızlandıralım, suni verelim az miktar dedi. Kabul ettik. Ama oğluma bu sancılar ağır geldi. Kalp atışları düzensizleşti. Acilen sezeryana alındık.
Ve 30 Ocak 2016 cumartesi günü, saatler 13.27 yi gösterdiğinde oğlum dünyaya merhaba dedi. Ve ilk yaptığı ebesinin eline işemek olmuş. :D
Küçük minnacik bir bebek. Ama dünya tatlısı. Her hali başka güzel. Başka anlamlı.
Sonrasında anesteziden dolayı çektiğim sıkıntılar var ama bu güzel haberi onlarla bozmanın anlamı yok. Belki başka zaman anlatırım.
Rabbim cümle evlatları korusun.
Rabbim isteyen herkese hayırlısıyla ve sağlıcakla evlat nasip etsin.
Benden bu kadar.
Görüşürüz.




7 Şubat 2016

Hayallerindeki eşi karşılarında buldular!

Antalya Migros AVM, sanal gerçeklikle hayallerinizdeki kişiyi gerçeğe dönüştürüyor. 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Popüler Yayınlar