Ana içeriğe atla

Uyuşuğun Ulaşım Adresi

Efenim, düşündüm, taşındım..
Belki dedim..
Olur mu olur da dedim..
Bir iletişim aracımız, blogumuz zati var ammavelakin,
belki başka bir konuda bir şey sorasınız gelir..
Belki danışasınız gelir.. mi gelir..
Aman işte, orda burda gördüm de, eksik kalmıyım,
tarafımdan ağır gelen baskılar sonucu;
uyusukhayalperest@gmail.com
adresini hizmetinize sunuyorum.
Yalnız, şunu belirtmekte yarar.
Bu mail adresi, sadece haftaiçi, saat 9-10 arası açık olacağı için,
sizden gelen soruların cevapları bu saatlerde gelir.
yani bana 10 dan sonra birşey yazarsanız ki, cevabı yarına kalır,
demedi demeyin...

Yorumlar

  1. Sade ve bir o kadar da uyku getiren :) bloğunuz harika ...

    müsait olduğum vakitlerde yazılarınızı okumaya gayret edicem ..

    İyi çalışmalar ,Kolay Gelsin ..

    YanıtlaSil
  2. Hakkaten uyku hali var blogda. Eee.. beni yansıtıyor işte. :)
    Teşekkürler. Sağolun.

    YanıtlaSil
  3. Adres burada, niye zor olsun ki..

    YanıtlaSil
  4. mail yazdim ama gittmedi galiba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baktığımda yoktu sabah. Sabahtan beri de bir daha bakmadım. Bakayım.

      Sil
    2. Aneee.. buraya adresi yanlış yazmışım ya ben. Düzelttim şimdi. Tövbe tövbee..

      Sil
  5. Google den bisii ariyordum 1 saattir sayfanizdan cikamadim.Guzel icten paylasimlariniz icin tesekur ederim:) O pazar sendromu bende de var.Sanirim cocukluktan kalan bisii.Sizi bilmem ama ben Yengec burcuyum ondanmi ki acaba ? Allah kolaylik versin...Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, bu güzel sözleriniz için. :) Yok ben terazi burcuyum. çok sağolun.
      Saygılar, sevgiler..

      Sil
  6. Artık her şey "takip edeni takip et" mantığında.
    Bir de şu var:"blog yazanlar ile bloggerlar birbirini ağırlar":)

    Blog yazmayan okuyucu içinse:'blog' olmasından dolayı bi içten içe küçümseme, güvenmeme,itibar etmeme var.
    İnsanlar haksız sayılmaz bi çoğumuz "hayatın sırrını" veremiyoruz.Peki niye insanlar ,internet için ayırdıkları vakitten, bizim için harcayıp bide yorum yapsın?Zaten kendisi okumuş,anlamış ve kendince yorumlamış ama onu oraya yazmak ayrı bi zahmet.

    #yorumlayanıyorumlarım #uncommentsizyorumlaşıyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumu çoğu kişi göremeyecek. Keşke buraya değilde yorum konulu konuya yazmış olsaydınız.
      Haklısınız.
      Dünya özetle ve acımasız olarak menfaat dünyası oldu çıktı. Ama bu başka bir şey. Yorumlaşarak, ki burada illa beklenti olması lazım değil, iki kelamı çok görmemek adına, kaynaşıyoruz. Daha çok insana, daha çok yazıya ulaşıyoruz. Sadece yazmakla olmuyor blog tutmak, arada okumak ve okuduğuna dair, iki kelime bırakmak da gerekiyor. Ben bunu demek istiyorum.
      Üstelik dediğim gibi, herkes birbirinden yorum beklediğini söylüyor ama kimse kimseye yorum atmıyor.
      Dediğiniz gibi, hayatın sırrını vermeye yakın yazılar, yani ilginç bulunanlar doğal olarak kendi yorumlarını çekiyorlar zaten. Bende bu açıdan bakıyorum.
      Ve zahmet olayı çok doğru. Bende olsam bende zahmet görürüm. :) Ama kendi içimizde de zahmet görenler de az değil galiba. :)
      Çok teşekkürler. Yine beklerim.

      Sil
  7. bildigin devlet dairesi efenim bu szin e mail bişi yazıyorsunuz ertesı gun cevap veriyor fln:) neyse takipteyi sizi herzaman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Unutuyorum da bakmayı. :)
      Eksik olmayın Efenim.

      Sil
  8. Yorumla ilgili konuşmalarınız ne güzel olmuş. Blog tutma konusuna aynen katılıyorum sana.

    Bir de yorumlar sayesinde bloglar sayesinde öyle güzel insanlarla tanışıyoruz ki bu fırsatı kaçırmak niye anlamıyorum blog dışından beni okuyan çok kişi yok ama olsa da dışlamazdım hatta adsızları dilime doluyorum günlerce ben mutlu oluyorum..:)

    Bir de saati bile söylemişsin ihtiyaç olursa gelirim belkii :) :)

    Saçmalamışsam da affola bir alakasız konuştum gibi geldi sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En başta burası serbest bölge sayılır, istediğini söylebilirsin. O dediğin şekilde asla görmem. :)
      Benim adsızlar hep yabancı genelde. Aynı dili konuştuklarım çok az. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…