sağlıksız ürünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıksız ürünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2012

Şaşıranı Dövüyorlar.

Çünkü artık şaşırmıyoruz. Şaşırtamıyorlar bizi. Alıştırdılar nihayetinde.

Yediğimiz sucuklarda, kıymalı pidelerde domuz eti çıktı. Domuz eti bulamayan at eti kullandı.

Bal diye aldığımız sağlık kaynağının aslında şekerli sıvı olduğu ortaya çıktı.

Saf ve temiz içme suyumuzun mikroplu damacanalarla satıldığını öğrendik.

Kolanya diye aldığımız şeyin, insanı öldürücü etkisi olan metanol adlı bir kimyasalla karıştırılarak satıldığını öğrendik.

Güzellik için kullandığımız sabunun, bebeğimize kullandığımız pudranın içine kimyasallar koyduklarını öğrendik..

Benim aklıma gelenler bunlar.

Bunları duyduk da hiç şaşırdık mı? Yooo.. Zira alıştık artık.

Öyle bir hal aldı durum. Hep yenileri çıkıyor ortaya. Bunun nedeni ne peki? Bunlar ifşa ediliyor, açıklanıyor. Yiyenin, içenin, kullananın içi gidiyor. Endişe kaplıyor içini.

Ama ya yapanlara ne oluyor. Onlar ne hissediyorlar sizce?

Bence hiçbirşey hissetmiyorlar. Kesilen cezayı paşa paşa ödeyip, yeni dümenlerle nasıl iş kurarım hesabına yatıyorlar.

Peki böyle mi olmalı? Niye hergün yenileri çıkıyor bu dolandırıcıların? Niye kimse ders almıyor?

Yapan yapıyor, niye? Hem cezası düşük. Hemde nasılsa alanı bulacak. Bundan adı kadar emin bu kişi. Yoksa yapmaz zaten kanımca.

Alan niye alıyor? Ucuz diye mi? Canına kastı mı var?

Zincirleme bir halka mevcut gibi. Öyle bir halka ki sağlam bayaca. Koparmaya devletin cezası yetmiyor. Ki alanlar olduğu sürece ve sadece para cezalarıyla kaldığı sürece kimsenin gücü yetmez koparmaya.

Bakın, önümüz bayram. Yakındır çıkar haberleri yine, şu merdivenaltı diye tabir edilen yerlerde yapılan, açıkta satılan şekerlerin haberi. Nasıl baskınlar yapıldığı falan. Ama gelin görün, pazarda görürsünüz yine en az 5 tane şekerci. Ve başında en az 10 kişi.

Dedim ya zincirleme gidiyor bu iş.