Ana içeriğe atla

Yıkanabilir Klavye mi?


Belki bildiğiniz belki de bilmediğiniz bir şey söylemek isterim.

Özellikle temizlikte titiz biri iseniz, bence bilmelisiniz. Ki zaten öyle iseniz kesin biliyorsunuzdur.

Bir klozet kapağındaki mikropları tahmin etmek güç değildir değil mi?

Peki ya bankamatikteki mikropları? Bir bankamatikteki mikrop sayısı, klozetteki mikrop sayısından çok çok çok yüksek.

Evet baya çok fark aralarında. Ee gerisini de varın siz tahmin edin.

Peki bir klavyede mikrop olabilir mi?

Pekala olabilir. Hele ki işyerlerindeki klavyelerde. Sayıları baya yüksek nüfusa sahipler.

Hele ki internet kafelerdeki klavyeleri düşemiyorum ben. Eminim ki bankamatikten farkı yoktur. Hatta kesin yok yani.

Hal böyle olunca, birileri üşenmemiş, yıkanabilir klavye yapmış.

Biliriz ki klavyeler suyla barışık değildir. Hatta bilgisayar öğrenen birine ilk öğretilen şey; klavyeni sudan ve tozdan uzak tut, olur. Bana ilk o söylenmişti açıkcası. Bende sorun yok, yanımdaki kız suyunu döküyordu az daha.

Klavyelerden tiksinen, temizliğine düşkün olanlara müjdeli bir haber, yıkanabilir klavyeler.
Tabi resimdeki gibi köpük köpük olacağını sanmam.

Fiyatları nedir, ne değildir, Türkiye'de şuan var mıdır, ne vakit gelir bilemem.

Mümkünse bende almak isterim. Temizlik hastası falan değilim ama, özellikle siyah renk olan klavyelerde toz acayip görünüyor yaa.. Onu sevmiyorum ben. Yoksa bir şey yemeden elimi yıkarım işteyken. Zati her dakika toz oluyor.

haberin detayı

Yorumlar

  1. oha çok iyiymiş :)
    hele klavye arasından çıkanlara ne demeli?
    cips kırıntıları, çekirdek kabukları. bir silkelemeye görelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Demek o durum bi bizde mevcut değilmiş. İyi bari.

      Sil
  2. benim klavyenin tuşları kirden görünmüyor resmen :d
    sanırım böyle birşey düşünmeliyim (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım çoğunluğa lazım olacak bu yıkanabilir klavye. :D

      Sil
  3. Benim daha önce aklıma gelmişti yaa ama başkaları yapmış iştee :) Bir zamanlar siliyordum ama şimdi bıraktım artık ekranmış klavyeymiş uğraştırıcı işler bunnlaarr :P

    YanıtlaSil
  4. Mariposa; Kaçmış koca fırsat. :) Sormayın, harbi uğraştırıcı işler.

    Deeptone; Evet, çok teknolojik birşey. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…