Ana içeriğe atla

Delilik ve Değişmek.

Ahh.. delilik ne çok özlüyorum seni. İnanmıyor kimse. Deliyim ben.
Ne tuhaf değil mi.. millet akıllı olduğunu ispatlama derdindedir. Bense deli olduğumun..
Bana bir kere deli dediler.. bunun dönüşü yoktu. Olmamalıydı..
Ben sevmem değişikliği. Değişiklik, can yakar. Acıtır. Değişiklik kötüdür kötü. Ben deliysem değişmemeliyim. Hep deli kalmalıyım.
Yıllardır evimin düzeni hiç değişmedi. Hiçbir eşyamı, bir santim yerinden oynatmadım. Mutlular onlar. Arayan onları tam oldukları yerde buluyor. Bulunmak onlar için nasıl keyifli, bir bilseniz.
Ama çoğu insan çok görür bu keyfi onlara. Annem misal.. yelpazesini hep başka yerlere koyar sonra saatlerce arardı. Şimdi tam 10 yıldır olduğu yerde duruyor. Annem aramıyor artık ama o bulunacağı için çok mutlu. Tıpkı babamın kaybettiği, yıllar sonra benim karşıma tesadüfen çıkan pipo gibi. O da mutlu artık olduğu yerde.
Bende mutluyum. Olduğum yerde. Benide bir arayan olacak. Ve hemen bulacak. Bekliyorum. Bir yanımda mutlu taşplağım, bir yanımda mutlu yastığım. Ne yerini değiştirdim ne de kılıfını. Onu, her vakit yerinde bulmaktan ikimizde çok mutluyuz. Değişmedik. Çünkü değişmek kötüdür kötü.
Değişmeyen her şey güzeldir. Değişmeyen tatlarda. Her gün önünden geçerken uğradığım, her gün aynı insandan aynı siparaşi verdiğim gibi. Değişmeyen mekan, insan ve değişmeyen o tat. Mutluluk buydu işte. Ama bir gün gittiğimde sipariş verdiğim o kadın yoktu. Gönülsüzce verdim siparişimi. Gelen sakızlı muhallebi aynı tatta değildi. Değişmişti. Tıpkı onu servis eden gibi. Değişmek bu yüzden kötüdür kötü. Üzülüyorum her gün kapısından geçerken. Biliyorum, o kadında mutlu değil değişen o yerinde. Çünkü değişmek kötüdür. Ama kimi cahiller bunu bilmiyor.
Deliydim ben. Değişmedim. Değişmek kötüdür.
Doktoru bekliyorum. Tam 58 saniye sonra gelecek. Saatini hiç değiştirmiyor.
Ve tam zamanı.
Elinde dosyalarla içeri girdi. Dosyaları bana verdi. Yazılanları ben okuyorum, o açıklamasını yapıyor. Bir zaman sonra bende öğrendim artık kelimelerin anlamlarını. Bildiğim halde değiştirmeden okuyordum. Çünkü değiştirmek kötüdür.
Yazılanlardan farklı birkaç kelime vardı. Pys kelimesi. Okudum. Doktor durdu. Benim hastalığımın adıymış. Psikolojik Yetersizlik Sendromu.. Doktor yinede ehliyetimin benden alınacağını söyledi. Komik.. Benim arabam bile yok ki..
Sendromluydum. Ama deli değildim. Halbuki bir bilseler, delilik beni çok özlüyor.. bende onu..
Değiştirdiler.. beni değiştirdiler. Şimdi ise değişmememi istiyorlar... Bende değişmek istemiyorum. Değişmek kötüdür kötü..




Bir mimde burada son bulur. 
Sevgiyle kalın.. dua edin uçuğum nişanıma kadar geçsin.. tamam mı :D 






Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…