Ana içeriğe atla

Hayatın Hızı mı.. Yoksa Anlamı mıdır Kısaltmalar... ?!

Sanırım, ilk önce şöyle kocaman, sesli bir merhaba demeliyim. Hem kendime, hem sizlere.
Uyuşukluğumun hakkını layıkıyla verdiğimi düşünüyorum. Zira gelip buralara uğramamamın nedeni çokca bu huyumdur. Afbuyurun.
Tabi başka nedenlerde var. İşi bırakmış olmam mesela. Ev hanımıyım artık. Ve inanır mısınız.. koca gün bana yetmiyor. Öyle çok iş yaptığımdan değil. Sanırım yavaş bir insan olduğumdan. Ve çokca yorulduğumdan. Bir saat iş yapıp, bir saat dinlenmemden dolayıdır. Değil mi... uyuşukluk işte.
Kısaca olay bu. Belki özetle Uyuşuk geldi demeliydim.
Kısaca.
Hatırlıyorum da, ilk telefon aldığım zamanlardı. Kuzenimle mesajlaşıyoruz. Son mesajının sonuna KIB eklemişti.
Ablamla uzun bir süre KIB ne demek diye düşünmüştük. Sonra nasıl çözdük tam hatırlamıyorum. İzletme imkanım olsa, komik videolarda ilk sıraları zorlardık şimdilerde. Ya da o zamanlarda da cahildik, olabilir.
Misal, hala bazı kısaltmaları anlamakta zorluk çekiyorum.
Geçenlerde arkadaşın biri, AEO kısaltmasını kullandı. Ben yine, uzun bir süre bu ne demek diye kafa yordum. Ve sonunda kendim buldum yine. Çok mu safım yoksa çok mu akıllı.. hııı.. ne dersiniz. :))
Giriş konuşmaları uzun olmaz değil mi.. kısa keselim. Ama anlamlı olsun. ;)
Gitmeden diyeceğim bir şey daha var.
Maalesef sadece bir iki aylığına geri dönüş yaptım. Sonrasında uzun bir zorunlu ayrılığımız olacak. Sizlerle ve blogumla.
Neden mi..
Fidanım dediğim blogum yerine büyüyüp, kocaman olmasını izleyeceğim, her dakikamı ona adayacağım, canımdan bir parçam olacak Allahın izniyle.
Yani kaybolmamın tek nedeni uyuşukluğum değil deyip, suçu, içimde tekmeler atan oğluma atmak istiyorum ama kıyamıyorum. :)))

Yani biz geldik. Şimdilik..




Yorumlar

  1. Ne güzel haber bu :) Allah sağlıkla sıhhatle tamamına erdirsin. (ATE mi deseydin :) Oy oy oy, oğluş mu geliyormuş, hoş gelsin sefa getirsin :)

    Benim Metehan oğlum da sıkı tekmelerdi. Sıkıntıya gelemezdi hiç. Gelgelelim doğduktan sonra uslu mu uslu bir bebek oldu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin.. Çok sağolun.
      Hemde anasına benzeyen bir oğlan. :) aman babamız duymasın.
      Allah sizin evlatlarınıza hayırlı ömürler versin.

      Sil
  2. Ayyyyy bebek sevesimi getirdin, ne güzel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      teşekkürler.
      benimde var. tatlı heyecanlar cidden.

      Sil
  3. ayyy inanmıyorummm çok sevindim canım.
    Allah bağışlasın <3
    sağlıklı, huzurlu güpgüzel bir hayatı olsun <3

    YanıtlaSil
  4. Hayırlı olsun sağlıkla sıhhatle büyüsün de gelsin inşallah:)
    Ben de hissetmek istiyorum o tekmeleri, sabırsızlanıyorum hatta ama daha küçüğüz biz, sanırım daha benim bir kac ayım var bunun için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah. Amin.
      darısı başına.:)
      Rabbim sanada sağlık ve sıhhatle kucağına almayı nasip etsin.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…