Ana içeriğe atla

Fazla Suyunuz Var Mı ? ...

Küçük kız, camdan dışarıyı seyrediyordu. Yan dairede oturan, arkadaşı Ebrar, abisiyle su savaşı yapıyordu. Susamıştı. Ama içmiyordu. Eğer içerse çişi gelirdi. O zaman yine ellerini yıkamak zorunda kalırdı.
Birden, camdan dışarı bakmaktan vazgeçip, gözlerinin içi parlayarak mutfağa koştu. Eline boşalmış sürahiyi alıp, sessizce evden çıkıp, yan komşunun kapısını çaldı.
Kapıyı Ebrar'ın annesi açtı. Eslem, gülümsedi ve elindeki sürahiyi uzatarak:
- Fazla suyunuz varsa bize verir misiniz Müzeyyen teyze ? !..
Kadın şaşkın bir şekilde:
- Fazla su mu?
Diyebildi.
Eslemlerin dairesinde su tesisatında sorun oluşmuş. Yapılması için para gerekli. Ama şu an Eslem'in babasında o miktarda bir para yokmuş. Babasının patronu avansını da maaş günü bir hafta sonra diye vermemiş. Yani Eslemlerin evinde birkaç gün daha sular kesik.
Eslem o yüzden susamış bir şekilde, suyla oynayan arkadaşına bakıyordu. Susuz yaşadığı birkaç günde, küçük yaşına rağmen, suyun değerini anlamıştı.
O küçük aklıyla, çişi gelmesin de, tuvalete gitmesin de, su boşa gitmesin diye, susadığı halde su içmeyen Eslem.
Komşusu su ile arabasını yıkarken, o elini yıkayacak suyu gram gram kullanmayı öğrendi.
Sonra düşündü ki, komşusunun suyu demek ki fazla.
Bir sürahi de onlara verse suyu azalmaz ki..
Değil mi..



Yorumlar

  1. Özlemişim hikâyelerini :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bende yazmayı özlemişim. :)
      Eksik olmayın.

      Sil
  2. ayyyyyy ne güzeeelmiş :) baak eskisi gibi yazıyon yineee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Yeteneğimi kaybetmemişim o halde.
      Sağolasın.

      Sil
  3. Güzel ve Akıcı yazınız için teşekkür ederim, blogumu izlemeye alırsanız sevinirim... http://hastaliktakip.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel hikaye... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Yanıtlar
    1. O nasıl bir merhaba demek öyle. :D
      Merhabalar efenim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…