Şimdilerde örnekleri çok ama
facebook hala çoğunluğun gözbebeği. İlk gözağrısı.
Bırakamıyorlar artık o derecede. Aslında bu bırakamamanın
altında yatan neden, yılların emeğine kıyamama. Sonrasında
binbir zahmetle edinilen çevre, takipciler. Rekora koşan beğeni
sayıları.. falanda filan işte. Kolay değil, o popülerlikten bir
anda vazgeçmek.
Velhasıl bu sebeplerle çoğunluk,
şimdi birçok örneği çıksa da Facebooku bırakamıyor.
Alışmışlık da var, sınırsız olmasının verdiği rahatlıkta
tabi. Burda 140 harf sınırlı Twittera taş atma sözkonusudur.
Lütfen gözden kaçmasın.
Bunca zaman sonrasında popüler olan
ve hala olan Facebook, adına şarkılar bile yaptırdı.
Şimdi sanmayın ki size İsmail
Y.K.nın şarkısından bahsedeceğim.
Hayır...
Kesinlikle hayır.
O adamın haberi olmaz benim blogumda.
(Çok büyük mü konuştum acaba..?)
Ben size Karadeniz kokulu bir şarkıdan
bahsedeceğim. Konusu tabiki de Facebook.
Duyanlar vardır. Yani varsa belirtin
olur mu? Bileyim.
Duymayanlar da tabi söylesin. Bunu
illa söyleme gereği niye duyduysam artık. Lafı uzatıyorum, başka
bir şey değil.
Ve işte karşınızda, komik ve doğal
bir Karadeniz şarkısı ve onun güzel, bir o kadar da komik klibi.
İbrahim Gülpınar – Facebook
şarkısı.