Sanırım bu başlıkta yazsam daha iyi olur.
Zira başlık bulmak zor olur.
Geçen hafta perşembe günü sabah saat sekiz gibi mutfaktan kızımın acı çığlığı geldi. Koştum baktım ki ocakta kaynamakta olduğunu bildiğim cezveyi üstüne devirmiş.
Hemen alıp banyoya soktum. Yüzüne gelmişti. Soğuk suyu tuttum hemen yüzüne. Sesimize babamız uyanmış. Hemen hastaneye gittik. Acile. Ordan yanık merkezine.
Iki kolunu sardılar. Yüzüne ilaç sürdüler. Ağrı kesici, antibiyotik ve yanık merhemi reçetesi ile çıktık.
O gün oturduğu yerden hiç kalkmadı. Yanıkları ciddi değilmiş çok şükür.
Sol eli daha çok yanmış. Sağ elinde az var. Yüzünün yarısına gelmiş su. Sanırım sol eli ile yüzünü kapamaya çalışmış ondan ona çok gelmiş. Yüzünün sağ tarafı kızarık çünkü.
Canım benim. Cezvelere hep meraklı idi. Içinde yumurta pisliğini de biliyor. Çok seviyor. Hemen alıp yemek ister. Kendi başına yapmak isteyince de bu olay oldu maalesef.
Şimdi daha iyi. Eski hareketli kızım geri geldi. Yaralı kuzum.
Bugün pansuman sonrası elini yıkayabilirsin demisti doktor. Az bir yerinde bandaj kaldı sadece.
Ama ne oldu...
Her gün yıkanmak isteyen güzel yavrum, suyun üstüne değmesini bile istemedi. Yıkanmadan çıktık.
Yaraları çabuk geçsin. Korkusu da.
Bu süreçte onun kadar üzüldüm. Onun kadar korktum.
Geçmiş olsun diyenler sağolsun beni suçlamadı.
Biri hariç. Öz ablam, duymuş diğer ablamdan. Aradı, açtım telefonu. Dediği ilk laf şu, naptın çocuğa...
O an ne diyeceğimi bilemedim. Sadece o cümleyi tekrarladım. Naptım çocuğuma...
Sonra konuşamadım zaten. Sonradan şaka dedim falan dedi. Tabi onu derken başka yaralar açtı farkında olmadan. Suçlu kimmiş...
Evet, sizde bir suçlu arabilirsiniz.
Beni annesi olarak suçlu görebilirsiniz.
Ama bunu burda dile getirmeyin.
Içinizden sövüp sayın da burda yazmayın.
Gerçi sizinki ablamınki kadar acıtır mı acaba, bilemiyorum.
Yine de yazmayın.
Yeni yeni moralim düzeldi. Çocuğumu düzelmiş gördükçe bende iyi oluyorum.
Allah'ın izniyle cildinde de yüreğinde de izi kalmayacak.
Kalın sağlıcakla.