Hayaller Birgün Gerçekleşir Umuduyla Kurulmaz. Zira Hayaller Değildir Umutla Beslenen. Hayaldir Umudun Ekmek Kapısı...






22 Eylül 2018

Şarkılı Ormanın Akıllısı.

Ister bana deli deyin.
Ister başka işin mi yok deyin.
Izlerken acayip takılıyorum. Hatta abartırsam sinir de oluyorum diyebilirim.
Izleyenler eminim başlıktan neden bahsettiğimi anladılar.
Akıllı tavşan Momo.
Evet o çizgi film.

Çizgi filmde şarkılı ormanın hayvan sakinleri kendi başlarına hiçbir sorunlarını çözemiyor efenim. Çözemiyorlar.
Beni de benden alan noktada bu zaten.
Örneklersem;
Filin canı sıkılıyor. Kendine uğraş arıyor ama bulamıyor. Bizim akıllı tavşanı arıyor hemen.
Bir diğeri hediyesini kaybediyor. Arıyor bulamıyor. Ne yapıyor peki? ! Tabiki de akıllı tavşanı arıyor.
Güzel kurabiye yapamıyor bir diğeri. Akıllı tavşanı arıyor hemen. Neden acaba yapamıyor bu kurabiyeleri.
Beni gıcık eden bir diğer durum da tavşanın hareketleri efenim.
Hani dizi ve filmlerde yeni polis olmuş kasıntı tipler vardır ya. Elleri belinde. Daha doğrusu silahlarında olur. Bizim bu akıllı tavşanında hareketleri onlara benziyor. Elleri belindeki kemerinde sürekli. Izlerken dikkat etmemiş olanlar. Dikkat etsin bakalım aynı çağrışımı yapacak mı size de.
Evet. Bana gülebilirsiniz tabiki de. Taktığım şey bu. :D
Izleme o zaman diyenlerde olur tabi. Ama oğlum seviyor. Çok sevmiyor ama seviyor.
Ben bir yetişkin olarak belki de fazla beklenti içinde izliyorum. Olabilir. Ama bir çizgi filmde  bu kadar mantıksız olmamalı bana göre.
Aslında takıldığım, izlerken içinde saçmalıklar bulduğum başka çizgi filmlerde var. Yok değil.
Ama buna daha çok taktığım doğrudur.


Sevgiler saygılar bizden

:)






15 Eylül 2018

Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi.

Tavsiye Edilen Son Tüketim Tarihi
T.E.T.T.
Ya da
S.K.T.
Son kullanma tarihi.
Bir ürünü, özellikle gıda türü bir ürünü  alırken bu tarihe hiç bakıyor musunuz?
Içinizde bakmayanlar varsa lütfen baksın. Nerden alıyorsanız alın. Bakmadan almayın.

Yıllar önce mahallemizdeki bakkallardan birinde denk gelmiştim. 3 ü bir arada kahvelerden  alacaktım. Içimden tarihine bakmak gelmişti. Baktığımda son kullanma tarihinin fazlaca geçmiş olduğunu gördüm. Birkaç tanesine baktım hep öyleydi. Söylediğimde bakkalcı, şu an tam hatırlamıyorum ama, rahat rahat birşeyler söylemişti. O günden beridir bakmak huyum oldu diyebilirim.

Yakın zamanda ablam çocuğuma çikolata almıştı. Yine içimden bakmak ihtiyacı duydum. Ki iyiki bakmışım. Yine tarihi geçmişti. Açılmış olduğu halde geri götürdük dükkan sahibi de değiştirdi.

Eşimin kardeşinin de küçük bir marketi var. Bir gün orda da birşeyler alıyoruz. Yine tarihi geçmiş ürüne denk geldim. Hemen hepsini topladı. Aynı gün gelen, aynı  marka başka ürünleri de topladı hemen.
Yani anlıyoruz ki aynı gün gelen ürünlerin tarihleri de aynı oluyor.
Zira aynı sözü yine denk geldiğim mahallemizdeki bakkalcı da dedi. Biz çıkınca gördüm ki hepsini toplamaya başlamıştı.

Şimdi bu konuyu dile getirmemin sebebi var.
Şu sıra nette çok karşıma çıkıyor. Marketler kampanyalarında tarihi geçmiş ya da az kalmış ürünleri satışa sunuyor.
Hatta ablam da bizim burdaki aynı markette denk gelmiş.
Bunun sebebi nedir ben anlam veremiyorum. Böyle ürünlerin iadesi oluyormuş aslında. Denk geldiğim başka bir dükkan sahibi öyle demişti. Iadesi oluyor sıkıntı yok.
Madem öyle neden kampanya ürünlerine tarihi geçmiş ürünleri de katıyorlar anlamak zor.
Zira bu sağlıkla ilgili bir durum.

Özetle diyeceğim Ki, siz siz olun. Nerden olursa olsun aldığınız ürünün mutlaka son kullanma tarihini kontrol edip alın.
Görünen o Ki, kimi satıcı bu durumu önemserken  kimisinin hiç ama hiç umrunda olmuyor.
Sağlığımızı korumak yine bizim elimizde.

Sağlıcakla kalın. :)






11 Eylül 2018

Ahşap Ev


Daldın yine. Kaç kez seslendim.
Ama çok güzel. Değil mi?
Evet. Güzel. Birde senin gözünden bakınca daha güzelleşti.
Eymen dedesinin yanında marangozluk yapmaya başladığından beri ahşaba olan bakışı değişmişti. Ahşap eşyaları hayranlıkla inceliyor nasıl yapıldığını anlamaya ve anlatmaya bayılıyordu.
Hadi gidip yakından bakalım.
Olur mu öyle şey. Başkasının evini gözetlemek olur.
Kimse yok ki. Hem burdan bakınca da aynısı oluyor o zaman. Öyle mi?
Onu demek istemedim. Ne biliyim. Beni ürpertiyor neden bilmiyorum.
Bahane arama. Gel benimle. Tek gidersem dediğin gibi gözetlemiş gibi olurum.
Elmas ikna olmasa da Eymen elinden tutup yürüttü onu.
Eymenin yaklaştıkça heyecanı artıyordu. Detayları yakınlaştıkça ortaya çıkıyordu. Eymende durmadan nasıl yapıldığına dair ya fikir üretiyor ya da anladığı haliyle anlatıyordu.
Kapıya kadar geldik. Verandaya gitmeyeceksin herhalde... !?
Bu nasıl olur?!
Ne.. Ne oldu Eymen?
Baksana bu dedemin yaptığı bir sandalye.
Nereden biliyorsun ki?
Onun yaptığı diyorum. Dedem yaptığı her işe imzasını bırakıyor. Tanıdım.
Diyerek verandadan içeri giren Eymen, sandalyeyi incelemeye başladı.
Evet bak dedemin yaptığı bir sandalye bu. Bu deseni her yaptığı. ..
Derken evin kapısı açılır.
Eymen hızlıca geri kaçarken Elmas geri doğru gayri ihtiyari kaçarken çıktığı iki basamaktan az daha düşüyordu.
Korkuttuysam özür dilerim.
Ragıp evin sahibi idi. Çocuklara izinsiz girdikleri için kızmamıştı.
Elmas ablalık içgüdüsü ile Eymenin yanına gitti kendini toparlayıp.
Asıl siz kusura bakmayın. Kardeşim ahşabı çok sever. Evde kimse yok sanıyorduk. Yani bilseydik tabi izin alırdık.
Eymeni kolundan tutup gitmeye yönelmişti ki
Neden bu güzel evde oturmuyorsunuz? Yaptırdınız yenilendi üstelik. Dışı harika içi de öyledir eminim.
Eymen.... bize ne.. hadi gidelim.
Ragıp ses etmeden sandalyeye oturdu.
Bu sandalyeyi eşim için yaptırmıştım. Hep hayali böyle ahşap bir sallanan sandalyede oturup doğanın tadını çıkarmakmış.
Bir süre sustu. Sanki boğazında bir şey düğümlenmişti.
Ama kısmet değilmiş. Evlendik. Buraya, evimize doğru yola çıktık. Ama gelemedik. Yolda kaza geçirdik.
Tekrar sustu. Ayağa kalktı. Eymen ve Elmas birbirlerine baktılar. 
Eşim kurtulamadı, dedi titreyen sesiyle.
Başınız sağolsun. 
Anladın mı şimdi neden kimse oturmuyor bu güzel evde.
Eymen mahçup olmuştu. Ne diyeceğini bilemedi.
Böyle bir ihtimal aklıma hiç gelmemişti, deyiverdi.
Istersen sandalyeyi alabilirsin.
Sahiden mi
Elmas Eymeni dirseği ile sertçe dürtü.
Olur mu canım öyle şey. Alamayız. Hadi gidiyoruz Eymen.
Biliyorum. Deden artık bu kadar ince işçilik isteyen işler yapamıyor. Bu son yaptığı sandalye.
Siz o bahsettiği adamsınız yani. Dedemi kurtaran kişisiniz.

Bundan 1 buçuk yıl önce Ragıp, o zaman nişanlı olduğu eşi için dedesine sandalye yaptırmaya buralara gelir. Eymen ve Elmasın dedesi civardaki en iyi marangozdur.
Sandalyeyi bitirdiği gün talihsiz bir kaza geçirir. Ragıp eğer o gün gelmemiş olsaymış dedesi kan kaybında ölebilirmiş.
Sandalyeyi çok beğenen ve dedeyi çok seven Ragıp, dedenin de tavsiyesi ile bu kulübeyi alır.
Ama ne yazık ki oturmak kısmet olmaz.


U.H.




Popüler Yayınlar