Ana içeriğe atla

Elleri İncinmesin...

Siz hiç dayak yediniz mi? Çıplak elle ama. Çok canınız yandı mı? Yanmıştır.
Küçükken yemişizdir bir iki tane. Bende yedim, itiraf ediyorum. Suçumda belli idi.
Şimdi benim canım yandı ya, peki ya babacığımın elleri.. onlar benim kabayerimden daha çok acımıştır kesin. Ahh ahh.. ne büyük eşşeklik etmişim, gitmişim izinsiz hastane açılışlarına. Sanki Süleyman Demirel'i görebileceğim de.
Lafı getireceğim yere az kaldı.
Hep biz dayak yiyene acırız ya şu hayatta.
Amma safmışız, amma dandik bir düşünce imiş bu böyle..
Asıl canı yanan dayağı atanmış, yiyen değil.
İşin özü bu artık.
Dayak acı verir evet, ama dayağı atana, yiyene değil.
Aman dikkat.
Bunu ben değil, devlet diyor. Devletin mahkemesi diyor.
Geçen günlerde Fatih'te 11 polisten dayak yiyen o kişiyi duymuşsunuzdur.
İşte o polisler “elleri incindi” diye rapor almış, serbest bırakılmışlar.
Dayağı yiyen vatandaşa da “ görev başındaki memura direnme ve hakaret” suçları nedeniyle 6 yıl falan ceza istemiyle dava açılmış.

Sonuç; dayak yemek acıtmaz. Dayak atmaktır işin acı tarafı. Madur onlardır. Elleri incinen onlardır. Senin nerenin incindiği, kanadığı yahut kırıldığı önemli değildir.
Bundan böyle, bunu böyle bil. Gardını al. Aman sakın dayak yeme kimseden.

Son söz; babacığım affet, incitmişim vaktinde ellerini. Gerçi elinle mi vurdun hatırlamıyorum ama. Ben özrümü dileyeyim de. .. Öptüm seni ellerinden.


Yorumlar

  1. yok artık!
    o polisleri biliyorum ama böyle bir rapor aldıklarından haberim yoktu. daha neler göreceğiz ya..

    YanıtlaSil
  2. O haberi dün akşam izledim ve içimden o kararı veren hakime de o pislik polislere de tonlarca küfrettim.
    Bu dünyanın adaletinde hak ettiklerini bulamadı şerefsizler ama ALLAH bir adamı on beş kişi tek başına tekme tokat dövmenin üstüne de iftira atmanın hesabını soracak.
    Bu polislerin zaten bir tarafları havada hep! Ellerinde bir güç var ya hepsi çıkar peşinde o gücü kullanıyorlar.
    Görevleri insanlara hizmet etmek değil insanları sömürmek!

    YanıtlaSil
  3. Hepsini bir kefeye koymak olmaz ama maalesef ki sanırım çoğunluğu böyle.
    Polis olmanın bir ayrımcılık, bir dokunulmazlık olduğunu sanan çok içlerinde.
    Bende çok karşılaşıyorum. Afbuyun kimi bahçedeki öküzü aratıyor.
    Tamam, adam sana etmiştir hakaret, iyi de sen kalkıp 11 kişi adamı dövmeyi nasıl kendinde hak görebiliyorsun ki.. Devlet bunu hiç mi sormuyor.. Merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  4. büyük bi olay değildi ama bende denk gelmiştim bi gün iki adam tartışıyor genç olan sürekli ben polisim diyor. napalım polissen onunde eğilelim mi? bazıları gerçekten kendini dokunulmaz sanıyor polis olunca ki bu "elleri incinen" polisleri duyuncda öylee olduğunu açıkca görüyoruz.

    YanıtlaSil
  5. Ne olacak ülkemizin hâli merak ediyorum...

    YanıtlaSil
  6. Yazıyı çok beğendim , bende çok dayak yedim. Hem çıplak elle , hemde copla.
    Türkiye'deki adalet sistemini anlamak zaten zor.. Bilmemkaçtane polis memuru adamın kendi ailesinin gözü önünde adamın ağzını burnunu kıracak , ee sonra ?
    Polisimize hakaret ettiniz , lütfen bi 6 yılcık yatın.
    Böyle kötülerin yanında çoğu zaman işini çok iyi yapanlarda yansada , burası Türkiye..

    YanıtlaSil
  7. Evet burası Türkiye.. Sevdiğimiz ama bir o kadar da burda yaşanır mı dediğimiz yer. :)
    Bu cesareti, cüreti vaktinde onlara veren biz miyiz ki? Hani deriz ya çocuklara yaramazlık yapınca " seni polislere veririm.." diye..
    Onlarda tümümüzü çocuk görmeye alıştılar belki de. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Hani deriz ya çocuklara yaramazlık yapınca " seni polislere veririm.." diye.. "
      Hakikaten , bak ben bu ayrıntıyı unuttum.
      tabii yaa , bende diyorum niye böyle olduk.
      Tebrik ediyorum seni :))

      Sil
  8. Çok tuhaf bizleri korumakla mükellef insanlar bizi dövüyor iyi mi? Sinirine öfkene hakim olamıyorsan yapma o mesleği aziz kardeşim! Dayak konusunda çok fırın ekmek yememiz lazım :))

    YanıtlaSil
  9. Bir tanesi ters tarafıma denk gelecek, Allah'ım sen koru! Yorum yapamıyorum vallahi..

    YanıtlaSil
  10. Rezil bir durum rezil...Allah sonumuzu hayırlara getirsin başka bir şey demiyorum..Şiddet çok vahim bir durum.Çıplak elle veya sözle yapılan tüm şiddetleri kınıyorum..

    YanıtlaSil
  11. it iti ısırmaz ata sözünü geçerli kılmak diye buna derler diye düşünüyorum..

    YanıtlaSil
  12. Ben mi denk gelmedim. Çok da konuşulmadı bu durum. Alışmışız herhal.

    YanıtlaSil
  13. Polislerin tamamını bu gruba dahil etmiyorum. Öncelikle bunu söyleyim. Büyük çoğunluğu ellerine cop, bellerine silah gelince "ne oldum delisi" oluyorlar, kendilerini bir şey sanıyorlar. Halbuki bu devirde polis olmak çok kolay!

    Diğer taraftan toplumun büyük bir kısmı duyarsız. Birçok kişi bu haberi duymadı, rapor olayını görmedi, mahkeme kararını bilmiyor. Rapor olayı 28 Haziran 2012 tarihinde "bazı"(*) basın organlarında çıkmıştı.

    * http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1092552&CategoryID=77

    YanıtlaSil
  14. sizi bilmem ama ben turk polislerini seviyorum

    YanıtlaSil
  15. Bilmiyordum böyle bir karar çıktığını.
    Garip ülkem, kışın ölen gencecik kayakçı da suçlu bulunmuş. Ya da tecavüze uğrayan da kendi isteğiyle yapmıştır diye alınan kararlar....hangisine ne diyelim!!!!

    YanıtlaSil
  16. Tabiki bütün polis teşkilatı suçlu değil. Onlar bizim gururumuz zaten. Bi onları seviyoruz.
    Kayakçı dediğiniz, kenarlık olmadığı için ölen genç kız sanırım. Suçu ne olmuş acaba..

    YanıtlaSil
  17. pes pes bilmiyodum bu haberi.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…