Ana içeriğe atla

30 Ağustos Gelirken...

Başlık ne alaka.. ?
Diye soru işareti belki oluşabilir, konunun ilerleyen safhalarında.
Cam Kırıkları adlı konumda -ulaşmak için yandaki liste gözünüzden öper- blogdaşım Beyaz Sayfa, benden Kurguroman adı altında topladığı kendi resimlerinden bir çalışma yapmamı rica etmişti.
Kurguroman blogundaki resimlerine bakmak hiç kısmet olmamıştı, bunuda itiraf etmeliyim.
Bugün vaktim varken, hem o birbirinden güzel resimlerine baktım, hemde çoğunu -ç-aldım, çalışmam için.
Ve nihayetinde ortaya iki resim çıkardım.


Birincisi resimler bütünü diyebileceğimiz bir resim armonisi.




İkinci çalışma, 30 Ağustos için ideal oldu gibi geldi ama, son kararı öncelikle size bırakmayı tercih ettim.

Yorumlar

  1. Beni kırmadığın için,
    Muhteşem yaratıcılığını konuşturduğun için,
    Zarif tavrın için çok teşekkür ederim..
    Emeğine, yüreğine, ruhuna sağlık..
    Yine bayıldım..
    Tek kelime ile harikasın..
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle ben teşekkür ederim. Herkesi geçtim, sizin beğenmeniz benim için önemliydi.
      Diyecek başka birşey bulamıyorum. :)

      Sil
  2. ama kurduğun öyküleri anlatsanaaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimkiler değil, sizin bakarken kurduğunuz öyküler önemli. :)

      Sil
  3. Selam Uyuşuk Hayalperest, kusuruma bakmazsanız bir soru soracağım. Maşallah hem hünerli hem her türlü emek isteyen uğraşı içinde olup hem de uyuşuk bir hayalperest olmayı nasıl beceriyorsunuz:)Uyuşuklukla nasıl yapılır böylesi işler? Yalanım yok, bayıldım ben:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :)
      ımm.. sanırım bazı bazı uyuşukluğumu askıya asıyorum.
      Ama genelim öyle. :)

      Sil
  4. Eline sağlık güzel çalışma olmuş :)

    YanıtlaSil
  5. çok karışık bi ruh halini mi yansıtıyor bunlar. ..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem.. Siz öyle algılıyorsanız öyledir. Tamamen size kalmış, size bıraktım. :)

      Sil
  6. şarkı olarak da Cihat Aşkın'dan "umutsuz" eklenseymiş ne güzel olurmuş :D

    Çok güzel bi çalışma olmuş gerçekten...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şarkı eklemeyi hiç düşünmemiştim. :D

      Teşekkür ederim. Karamsar bulunsa da beğeniliyor. :)

      Sil
  7. bence de çalışmalar çok hoş olmuş.
    ama sanırım ruh hali bakımından biraz karışmışsıın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel görüş bu ise, sanırım öyleydim. Bilemiyorum ki. :)
      Ama ona değil, beğenmenize odaklanıyorum. Teşekkürler. :)

      Sil
  8. Anıların,
    hafızada canlanırken kendi yaşanmışlık anındaki duygusuzluğun üzerine bıraktığı siyah beyaz renklerin yerine uygun renk bulma çabası :P ;)

    YanıtlaSil
  9. hayııır sen ne düşündün onu söyle ama.
    hep böle yapmaaa.
    :)

    YanıtlaSil
  10. Fuzuli; Haklı olabilirsin. :)

    Deeptone; Bi dahaki sefere o halde. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…