Ana içeriğe atla

Mutluluk Son Durak.


Ömür bir otobüs yolculuğu desek, mutluluğu son durakta aramak bu yolculuğu fazlasıyla çekilmez yapar, değil mi?

Peki mutluluğu sonda değil de başta arasak... yetmez mi sonuna kadar bize?

Bir evlilik gibi. Mutluluk evliliğin başında vardır. O aranır ya. Ve yeter değil mi? Yolculuğun sonuna kadar. Yetiremeyenler de var elbet.

Bir de bu işi tersten yapanlar var. Nikahta keramet vardır deyip, sonraları mutluluğu arayanlar. Ve bulanlar da var, hiç bulamayanlarda.

Peki mutluluk illa başta mı olur, sonda mı? Belli bir noktaya mı sabittir mutluluk? Süresi mi vardır? Yoktur değil mi?

Mutluluk her durakta, her saniyede, her metrekarede.

Aslında mutluluk son durak demek, mutluluktan ötesi yok demek. Mutluysan arkana bakma, geçmiş duraklara takılı kalma demektir. 








 

Yorumlar

  1. mutluluk:) bununla ilgili bir yazı yazmayı ben de düşünüyorum:))
    aynen, mutluysan bakma ardına, takılıp kalma geçmişin sokaklarına ve yaşa doyasıya..
    mutluluğu arayan herkese uğrar umarım.. ne zaman nasıl bulacağı da belli olmuyor ama öyle çok da çırpınır halde arayış içinde olmamak gerek diye düşünüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ararken körleşebiliyor insan, aramadığı zaman ise tam karşında bitiveriyor. :)

      Sil
  2. Mutluluk görecelidir, değişkendir o yüzden gerçek anlamda mutlu olmak, mutluluğu bulmak zordur, bulunduğu zaman da kaybetme ihtimali vardır, insan evladının karmaşık bi yapısı var :) Ama bana sorarsan mutlu olmak için pek çok şey bulabilir insan, gerçekten istediği takdirde :) Ve biraz da insanın kişiliğiyle ilgili bir durum mutluluk, mutsuzluk, bir türlü mutlu olamama durumları..
    :)

    YanıtlaSil
  3. Mutluluğun evlilikle uzaktan yakından alakası yok. Sevmek sevilmek güzel elbet orası ayrı. Ancak kişinin kendisiyle ilgili huzursuzluğu varsa ona kimse yardım etmez, en mükemmel eş de olsa. Bunu ayrı tutup değerlendirmek lazım.
    Kişi aslında mutlu olduğunun farkına bile varmaz. Anlıktır zaten. Önemli olan iç huzurdur, iç huzurun, dinginliğin varsa bundan ötesini bekleme...

    YanıtlaSil
  4. Mutlulugu büyülk şeylerde arayan bir çok insan mutlu olamadan gider bu dünyadan. Bence mutlu olmayı aramak yerine mutlu olmayı bilmeli.

    YanıtlaSil
  5. hımmm düşündürdü beni yazın hem de çok...

    YanıtlaSil
  6. çok zor bi konu bu ya.
    bilemedim.
    ama her gün unutmalı geçmişi evet.
    :)

    YanıtlaSil
  7. Mutluluk bir insanın yaşama bağlanma refleksidir. Evlilik de öyle. Bir kişiye göre evlenmek yapılması gereken en önemli şeydir. Neden mi ? İnsan yaşama bir amaç katmak ister. Bu yüzden her yıl evlenme fenomen olmuştur. Sürekli, mutluluğu aramanın mutluluğu da yetebilir insana. Biliyorum ki mutluluğu bulan biz insanoğlu olarak bir süre sonra onu yok etmeye odaklanıyoruz. Her şey imkansızken güzeldir yani :)

    YanıtlaSil
  8. Hepinize teşekkürler. :) Mutluluk bu işte. Herkese göre farklı ama aynı duygu.
    Mesela ben şimdi bunları okudum ve mutlu oldum. Şimdi ne geçmişe bakıyorum ne de geleceğe. :)

    YanıtlaSil
  9. aaaa iyimiş o zaman yorum yaparız ki biiz.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapıyorsun ki zaten, eksik olma hiç ama. :) :)

      Sil
  10. Hep derim, mutluluk senin dünyaya baktığın gözlerinde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) O gözler hep mutlulukla baksın İnşaallah.. herkesinki ama..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…