Ana içeriğe atla

Saklanan Huzur

Huzur arar insan, tıpkı kendi içinde kendini arar gibi.

Huzur; demirden bir zırh gibidir. Sen savaşırken dünyalarla, o seni korur.

Huzur; pamuk gibidir. Seni sarıp sarmalar. İçini ısıtır.

Huzur; ilizyon gibidir. Görünmez olur bazen. Kaybettiğini sanırsın.

O anlarda, elini kalbinin üstüne koy. Dinle. İşte huzur tam o ritimde saklı.

Ama şunu da sakın unutma; huzur, çok iyi saklanır. Bir çocuk gibi saklandığı yerde sabırla, senin onu bulmanı bekler. 




 

Yorumlar

  1. ah bence de en önemlisi huzur yaaa.
    bulmalı bi daa da kaybetmemeli.
    :)

    bi de bak iki dizi izliyom.
    huzur sokağı ve çalıkuşu.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. :)

      Ben ikisini de izlemiyorum. Çalıkuşunu merak ettim ama bakamadım hiç. :)

      Sil
  2. Huzur mutluluğu da beraberinde getiriyor ama giderken de onu da alıp gidiyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Huzur eşittir mutluluk desek yeridir. :)

      Sil
  3. Eksik olmasın huzurumuz hiç inşallah.. içimizde sakladığımız o huzuru elimizde tutmasını da bilelim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah.
      Bilelim ve hiç unutmayalım. :)

      Sil
  4. anneannemin bi sözü vardı rahmetlinin; unsuzluktan günsüzlük zordur diye. Yiyeceğin olmasa da yine de mutlu olabiliyorsun am ahuzurun olmadı mı herşeyin olsa da mutlu olamıyorsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru demiş. Huzur başka, huzur ruhun gıdası gibi..

      Sil
  5. 'aman huzurumuz bozulmasın..' diyorsak vay halimize...o kadar kolay mı huzur ve mutluluğu aynı anda bulmak?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…