Ana içeriğe atla

Aynadaki Kırık Suret.


Aynanın karşısına geçti. Ağlamaktan şişmiş gözleriyle, önce gözlerine sonra saçlarına baktı.
Kırılmış, dağılmış saçlarına dokundu.
Tarağını aldı eline. Usulca, daha fazla kırmadan taramaya başladı.
Ama olmadı. Tarayamadı saçlarını. Öyle dağınık, öyle kırgınlardı ki.
Kırıkları acıttı canını. Ne kadar narin olmaya çalışsa da canı yanıyordu.
Öfke belirdi gözlerinde. Ve sonra elinde makas.
Tuttu, bir tutam kırılmış saçını. Ve kesti. Sonra yine.. yine..
Kalan saçlarına dokundu. Gülümsedi.
Yine tarağını aldı eline. Onları taradı, özenle.
Ayağının dibindeki saçlarına baktı. Sonra aynada yüzüne.
Yine gülümsedi.
Kurtulmuştu kırıklarından, dağınıklığından. Hem de hiç acısız.
Karar vermişti. Artık Onu acıtan tüm kırıklarından hiç düşünmeden kurtulacaktı.
Peki, kolay mıydı, canımızı acıtan her kırıkdan bu kadar kolay kurtulmak.
Aynada kırıksız bir suret görmek, kolay mıydı... ?
 




Yorumlar

  1. yazdığın kadar kolay değil elbet...kjeşke olabilseydi ama zor zamanlardan sonra ancak oluyor ...

    YanıtlaSil
  2. sayfanın rengi tatlı olmuş ayrıca:)
    sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke canımız hiç yanmadan kurtulsak hepsinden.. ya da baştan hiç olmasa kırıklar...
      Teşekkürler. Bende seviyorum. :) Sevgiler.

      Sil
  3. o saçın kökleri onda olduğu sürece ya durmadan kesecek ya da çekecek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa süreli avuntu belki de. Ama belki bu sefer saçlarının kırılmasına izin vermez.. kimbilir..

      Sil
  4. bedeni kaybetmemek için kangren olan parçayı keseceksin, ne kadar acı versede keseceksin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve beden rahatlayacak... O eksik parçasını her gördüğünde belki içi acıyacak ama rahatlamış da olacak.

      Sil
  5. Hiç kolay değil elbette ancak zamanla öğrenmek şart.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoğu şey gibi bu da öğreniliyor, yaşadıkça.

      Sil
  6. kolay veya zor unutmalı.
    bence 2014 öncesi herşeyi unutmalııııı.
    :)

    hatırlıyo musun sen eskiden resimler kolajlar gasteler yapıyoduun.

    :)

    YanıtlaSil
  7. eski rengin buuu hoşuma kaçtı nostarji :) oldu.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Unutalım demek bile bir başlangıç aslında.

      Evet yapıyordum da bilgisayar iyice gitti, birşey bakıp yapamıyorsun ki. Şimdi yine işyerindeyim de ondan buralardayım. :)

      Ve evet, eski kulladığım tema bu. Sevmiştim, yine seçtim. :)

      Sil
  8. unutmak kolay değil elbette.ancak unutmaya başlayabilmek önemli ..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet başlamak lazım, bir yerden. Onun için unutacağım, demek bile başlangıç sayılabilir. :)

      Sil
  9. Kolay değil belki de çok kolay!! Denemek gerek
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimine kolay gelir cidden... İnsan doğası.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…