Ana içeriğe atla

İki Farklı Görünüm.


Bugün bir blogdaşın konusunda gördüm de farkettim. Tr eklenmiş. Bu sebeple aylardır gitti, gidecek denilen arkadaş takip listemizde yok olmuş. Söyleye söyleye sonunda yok ettik gibi oldu.

Şimdi aşağıdaki resme bakın.

Biri Firefox daki görünümü diğeri İnternet Explorer tarayıcısındaki. Sebebi kanımca şu tr eklentisi, diye düşünüyorum. Daha dün böyle bir şey yoktu.

Şimdi yine değiştireceğim yüzümü. Zira gıcık bir durum bu. Ne o öyle ikiyüzlü gibi. 

 

Yorumlar

  1. Benim alan adı "com" olduğu için sanırım GFC duruyor hâlâ. Bu arada Chrome kullanıyorum ben. Chrome'da da ikinci resimdeki gibi görünüyor. :( Kolay gelsin, zırt pırt değiştirmeseler şu sistemi daha iyi olacak gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba bir firefox da normal görünüyor yani benim istediğim ve yaptığım haliyle. :)
      Sağolasın.
      Akşam oldu, yarına kaldı değişiklik.

      Sil
  2. google chromede de sağdaki gibi gözüküyor .. çirkin yani :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çirkin deme yahu.. hepten gıcık oluyorum. :)
      Çaktırma cidden o hali çok çirkin. :) :)

      Sil
  3. Bende de sağdaki gibi görünüyor. Bu arada işine yarayabilir:
    http://kitap-evi.blogspot.com.tr/2014/01/blogger-destek-6-izleyiciler-widgetini.html

    YanıtlaSil
  4. Firefoxda sikinti yok ama diger tarayicilardan sagdaki gibi duruyor;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sormayın çok sinir oldum. Sabahtan beri onunla uğraşıyorum.

      Sil
  5. Ben görselimde bir değişiklik var mı bilmiyorum ama dün izleyiciler kısmı gitti. Bloğun adını değiştirdim kayıt ettim sonra tekrar eski haline getirdim, düzeldi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle düzeldi ama ben yine de kaldırdım. :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Blog adresinin sonuna tr eklendi ya, İE tarayıcı da bazı eklentiler çalışmıyor blogun. Mesela arkadaş listesi gibi. Gerçi o hepsinde aynı. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…