Ana içeriğe atla

Açlık ve Sorular ...

İnsanlar ölüyordu. İnsanlar doğuyordu. Dünya böyle bir yerdi.

Kimisi aç ve susuzdu. Ama gerçek açlık değildi onlarınki. Birşeylere aç idiler ama ne olduğunu bilmiyorlardı. Susuzdular, çaresini bulamadılar. Ruhları sefildi onların.

Kimisi de aç ve susuzdu. Gerçekten aç. Dertleri açlıktan guruldayan karınlarını doyurmak. Hal böyle iken, aç olan ruhlarını düşünemiyordu onlar. Belki de ruhları hiç acıkmadı onların. Hayat onlara tok bir ruh sunmuştu, aç bir mide. Susuz bir dil. Beden açken ruhu kim düşünür.

Peki hangisi daha sefildi bu insanların?

İkisi de.. ? !

Ya da ruhu aç olan, karnı açlıktan guruldayandan daha sefildir. Ya da şanslı... ?

Hangi açlık daha sefildir ki bu hayatta... 


Kimbilir.. Çeken bilir bunu. Çekmeyen ne anlar. Tok olan ne anlar aç olanın halinden. 

En çok ruh açlığı anlaşılmaz belki de. 
Karnın acıkınca guruldar ya, ruhun açlığı nasıl bir sinyal verir insana... ?!





Yorumlar

  1. Ruhun açlığı çok daha zordur bence.. Doyurulması çok daha güç...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de kolay ama ne ile doyaracağını bilemiyor insan..

      Sil
  2. ruh açlığı sebeptir bazen midenin açlığına..galiba :)

    YanıtlaSil
  3. Zenginken AÇgözlü olanlar, fakirken TOKgözlü olanlar diye ikiye ayrıştırırsak işimiz biraz daha kolaylaşır.
    Sahi, bir de ruhu aç olanlar vardır...

    YanıtlaSil
  4. En sonda sorduğun sorunun yanıtı:
    Ruhu aç olanların verdiği bariz sinyaller vardır:
    Kıskançlık... Doyumsuzluk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var olanın açlığını çekmek.. söylemesi bile korku veriyor. Allah uzak eylesin.
      Özetle Allah kimseyi açlıkla sınamasın diye dua etmeliyiz, galiba..

      Sil
  5. Ruhen aç olma durumu fena! Kimseye dilemem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Başkası anlarda insan kendi ruhunun aç olduğunu çoğu zaman anlamaz bile..

      Sil
  6. şahane bi soru olmuş bu...bunu kullanırım ben müsade edersen ortamlarda...
    bakalım ne cevaplar gelicek:))

    benim aklıma gelen şeyi burada yazamam valla uyuşuk hayalperest:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değişik cevapları paylaşın hatta. zahmet olmazsa. :)

      :) peki.

      Sil
  7. ah ya senin düşüncelerini çok seviyorum valla bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :) Akşam akşam pek bir sevindirdin beni. Bende seninkileri seviyorum ki. :)

      Sil
  8. Sorduğun sorunun yanıtı; her şeyleri vardır ama mutsuzlardır.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…