Ana içeriğe atla

Deniz Kabuğunda Kaktüs.

Kaktüs sevdiğimi söylemiş miydim ? Eğer bana bir hediye almayı düşünüyorsanız. Bir küçük kaktüs alın, kafi. :)
Böyle deniz kabuğunda olması da gerekmiyor üstelik.

Bu ablamın dahiyane fikri. Evdeki tüm kaktüsler bir şekilde ölüp gitti, ne yazık ki. Bizde ne olduğunu anlamadık. Resimdeki küçük, elde kalan. Onu da bu şekilde yaşatmaya çalışıyoruz. Suyu sevmeyen kaktüsü deniz kabuğuna dikmek de çok manalı. :)

Bu arada kaktüslerin radrasyonun etkisini azalttığı bir gerçek. Bu sebeple işyerine de almak istiyorum ama kısmet olmadı.

Maşaallah, deyin de, buna bir şey olmasın.

Farklı açılardan çekilmiş 6 poz. :)

Yorumlar

  1. Bir kaktüsün suya olan özlemine güzel bir çözüm.
    Zavallıcık kendini okyanusta bir adada zannediyordur,
    o denizin sesi her daim kulaklarında
    oh keyfe bak :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      evet, bak hiç böyle düşünmemiştim. :)

      Sil
  2. Kaktüs bakmak aslında kolay değil mi yoksa bana mı öyle geliyor? Yani benimkiler yıllardır benimle:) Bu arada radyasyon etkilerini azalttığına ben de inanıyorum.
    Fikir güzelmiş, şans getirsin uzun ömrü olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kolay aslında ama bizimkiler çürüdü gitti, nedendir bilinmez. Nazar olmuştur belki. Belki de taşındık da yeni yerlerini beğenmemiş olabilirler mi.. çok üzüldük ama..
      Tv de gördüm, orada da söylediler.
      Çok teşekkürler, İnşaallah İnşaallah.. cümlemize. :)

      Sil
  3. Kaktüsleri ve deniz kabuklarını çok seven biri olarak bu fikre bayıldım. İnşallah bu minik arkadaşın ömrü uzun olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      İnşaallah öyle olur. Büyüğünce daha bi güzelleşir. :)

      Sil
  4. ömrü uzun olsun inşallah ;) aslında hiçbir çiçeğe düzenli olarak bakmayı becerememiş birisi olarak kaktüs çok cazip geldi bana ;) ve deniz kabuğunda olması iyi ironi olmuş ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İnşaallah.
      Evet kaktüs iyidir ya.. Kışın hiç sulamaya bile gerek yokmuş. hele çiçek açtığında.. :)
      :)

      Sil
  5. Ablan gerçekten çok yaatıcıymış ve ben de severim kaktüsleri
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyledir. :) :)
      Sevilmeyecek bir çiçek değil ki.. sadece dikenli. :)

      Sil
  6. ne hoş fikir.
    yaparım bunu bakalım.
    kozalak da seviyom ya ondan da bulcam tımım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) yaparsan paylaşırsın o vakit. Kozalakla değişik bir görüntü yakalamak istedik. :) Başardık mı ne..
      :)

      Sil
  7. Kaktüs, fikri içinde biraz da mizahı barındırıyor. Gül dikenli olur da kaktüs dikenli olmaz mı. çalışma masasında bir küçk kaktüsün olması, bazen insanı okyanus ötesi bir bozkır vadideymiş hissi verebilir. kolorado'da kowboylardan birisi filmde "Kaktüs'üm benim" diye gitarıyla şarkı yakıyordu.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alacağım İnşaallah, çalşıma masama da bir tane. :)
      Bende eşlik edeyim şarkıya..
      :)

      Sil
  8. Ben kaktüs sevmiyorum ama deniz kabuğunda güzel durmuş. :) Bu arada salonda tavana kadar uzanan bir kaktüs olduğunu söylemiş olayım. Kendimi bildim bileli bizimle kendisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo... tavana kadar mı.. ne kadar da güzeldir o öyle. :-)
      Maaşallah...
      :-)

      Sil
  9. bu kaktüs sevgisi pasta dizisi ile iyice büyüdü mü?izledin mi emin değilim de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım liseden beri seviyorum. Hatta o zaman küçük bir saksıya küçük bir parça ekip arkadaşıma hediye etmiştim. O da çok seviyordu. :)
      Pasta dizisini bilmiyorum. kaktüsle ilgili galiba. Bir araştırırım. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…