Ana içeriğe atla

İki Şeker Kardeş.


İki kardeş.
Kardeşlerden biri şeker hastası olmuş. Bu kardeş, torununu da yanına alıp kardeşinin yanına gelmiş. 
Akşam, şeker hastası olan kardeş, torununa, şekerimi ölç, demiş. Torun ölçecek ama pek bilemiyor. Anane kardeş, hep yapıyordun, şimdi niye olmuyor, diye kızıyor. Diğer kardeş çocuklarına bir de siz bakın diyor. Çocuklar da bakıyor ama onlar hiç anlamıyor. Sonunda torun beceriyor.

Bir sonraki akşam, yine şeker ölçülecek. Yine torun beceremiyor. Bu sefer alette sorun olduğu düşünülüyor. Kardeşi, hasta olan kardeşine, ben sana yarın doktordan yazdırırım aynı aleti, diyor. Kardeşi, yazar mı ki, diye soruyor. O da tabi tabi, ben yazdırırım ona, merak etme, diyor. Kardeş seviniyor.

Şimdi bu hikayedeki yanlışları bulun bakalım. 

 

Yorumlar

  1. ? alet çalışıyo ama zaten de çalıştırmayı beceremiyolar.
    ya alet yazılıyo mu ki reçetede.
    üç defa okudum yanlış var mı başka anlamadım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Yanlış olan, o şeker ölçüm aletinin reçeteye yazdırılıp alınması. Yok böyle birşey.
      Ve bu hikaye tamamen gerçek. :) :)
      Aleti doğru kullanmayı bilen biri yok, o da doğru.

      Sil
  2. anlamıştım onu ama kadın öle sandı sanmıştım.
    peki yazdırınca daha ucuz mu acaba.
    yani bi faydası olmuş mu ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok doğru anlamışsın. Alet yazdırılıp alınamıyor. Ama herşeyi bilirim, yaparım edasındaki kardeş öyle sanıyor. :)
      emin değilim ama olsa olsa rapor verir, ucuza alırsın. Belki o da. Bilmeden yanlış birşey söylemeyeyim bende şimdi. :) :)
      İşitme cihazlarında buna benzer birşey var ama şeker ölçme çok farklı.
      Bende olayı nereye getirdim yaa..
      Özetle, kafayı karıştırmadan demem o ki, ilk dediğin gibi yanlış olan alete reçeteye yazdırırım denmesi. :)
      :)

      Sil
  3. "Sonunda torun beceriyor.
    Bir sonraki akşam, yine şeker ölçülecek. Yine torun beceremiyor." ben bu işten bir şey anlamadm:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleti kullanmayı tam bilemediğini de söylüyorum. :)
      Bir oluyor bir olmuyor yani.

      Sil
  4. alet kullanma klavuzu var ki:)
    sahi türklere klavuzluk edilmez,herşeyi bilirler dimi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Maalesef öyle de, bunların kılavuzu evde kalmış. Yoksa herşey daha basit olurdu. :)

      Sil
  5. Kızıma ketotik hipoglisemi teşhisi kondu, iki hafta önce. Ben okurken sadece bunu düşünebildim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok geçmiş olsun. Az bakındım netten, geçiciymiş. Çabuk geçer İnşaallah..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…