Ana içeriğe atla

Kış Güneşi Sevdalısı...

Ağaçlar, saf ve temiz kalpli insanlar gibi. Azcık bir güzellik göster, hemen kanıveriyorlar.
Bu ayda çiçek açmaları da bundan sebep. Yine kandılar o kış güneşine.

Yapma desek, kanma desek nafile. Bu onların tabiatı. Güneşe zaafları var. Ona güzel görünmek istiyorlar, besbelli.

Doğa doğaya kanıyor. İnsan kendi kendini kandırıyor. Başkalarını kandırdım sansa da..






Yorumlar

  1. ağaçlar....şiiri yazasım geldi bu yazıdan sonra..:)
    yazıp gelecem:)

    YanıtlaSil
  2. doğa yoluyla insan anlatmak. bayılırııım. :) senin sölediğin herşeyi seviyom zaten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Doğa bambaşka zaten..
      teşekkürler. :) :)

      Sil
  3. İnsan hem kendine kanıyor hemde başkalarına. Doğadaki ağaçtan çok daha zor insanın işi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet zor ve insan daha da zorlaştırıyor maalesef.

      Sil
  4. Vuhuu bu ne güzel benzetme.
    Uyumayalım ayakta uyutulmayalım. Fotoğraf çok güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen :-)
      Geçen baharın
      :-)

      Sil
    2. Vauv sen çektin yani, çok başarılı.
      :)

      Sil
    3. Teşekkürler. :) Blogda kiraz çiçekleri konumda başkaları da var. :)

      Sil
  5. güneşe zaafları var..
    çok sevdim.
    hangimizin yok ki aslına bakarsan.güneş gibi insanlar da dahil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar güneş gibi olsunlar ama kış güneşi gibi olmasınlar...

      Sil
  6. ahh doğru söze ne denir?..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu söze teşekkürü borç bilirim. :)

      Sil
  7. İçinde bir damla güzellik varsa sıcacık bir gülümsemeye kanar insan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen demişsin zaten,
      Sadece kurumuş ağaçlar çiçek açmaz...

      Sil
    2. O yalancı güneşlerde fayda etmez...

      Sil
  8. İnşallah bu aldatmacanın sonu hüsranla bitmez de meyveye dönüşürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah.
      Ama hüsran olmazsa da su olmayınca yine hüsran olacak gibi, bu havalar böyle giderse..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…