Ana içeriğe atla

Meleklerim...

Evet meleklerim, size yeni bir görev veriyorum. Göreviniz evdeki çöpü, evin yukarısındaki çöp kutusuna atmak. Ama unutmayın. İşe yetişmeniz gerekiyor ve yağmur yağıyor. Çöpü attıktan sonra ikinci göreviniz, eve geri dönüp, ayakkabınızın tekini çıkarıp, tek ayakla sek sekleyip, salondaki çamaşır makinesinin üstündeki cep telefonunu almak. Sonra bir kilometreden fazla yolu giderek, işe yetişmek.
Zamanınız 13 dk.
Hadi meleklerim, göreyim sizi.
Çarliniz, yani ben, bunu bizzat deneyip, yaşadı. Yetişiyorsunuz merak etmeyin.



Yalnız, bende kol ağrısı var. Nedendir bilmem. Yok canım görevden değil, değil. Sanki tonlarca bir şeyler taşımışımda, kollarımda derman kalmamış gibiyim. 


Yorumlar

  1. Hava değişikliği oumz ağrısı yapabiliyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ondan olabilir o halde.. omuzda değil, omzun aşağısı ağrıyor. Kolum ağrıyor yani. :)
      Teşekkürler.

      Sil
  2. ben de çöpü kapağı açık çöp kutusu bulana kadar taşıyorum genellikle, çöp ağırsa feci omuz ağrısı yapıyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya.. evet onu bende yapıyorum. bugün çöp hafifti ve en yakındaki çöpün ağzı açıktı. :) yoksa eve dönüş daha beter işkence olacaktı bana. :)

      Sil
  3. ay ne güzelbi yazı bu ya :)
    ne kadar içten..
    sevdim burayı ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende pek bir mutlu oldum, şu an. :)
      Eksik olmayın. Hep gelin.. :) :)

      Sil
  4. Ne demek efendim :)
    bende beklerim bloğuma.
    Baya eskilerdenim aslında ama bir süre ara verdim, daha doğrusu öyle olmak zorunda oldu. yeni bloglar ve kimi zaman eski yazılarımla geldim yine.
    feraseden.blogspot.com
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Ahahaha bukadar mı cuk otururur, daha dün yaşadım bunu, o nasıl bir çelişkidir bilir misin, çöp mü işe geç kalmak mı , yağmurda taa yukardaki çöp kutusuna yürümek mi oyhhş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de telefonu evde unutmak var tabi. :) O daha beter. Ama çok şükür ki yakındaki çöp kutusunun ağzı açıktı ama çok uzaklaşmadan aklıma gelip geri döndüm.
      Evde yine çöpü götürmüyorsun deniyor bana. Hazır olması lazım ki alayım yani.. yoksa telaşı hiç sevmem. :D

      Sil
    2. ayy çöp çıkarmak evde en sevmediğim şey :)
      bazen annemlere bana ne yahuuu benim çöp kutum odam daa o daha dolmadı ki bana neee ben çıkarmıcam diye şımarıklık bile yaparım ama zaten nadirdir çöp çıkarma olayım genelde akşamları çıkarılır çünkü (:
      ahh asla unutmayacağım bişi varsa önce telefonum sonra otobüs kartımdır :)
      zaten gerisine gerek yok bence (:

      Sil
    3. Baktım kimse ilgilenmiyor, napıyım, götürüyorum. :D
      Telefonumu dünde unuttum ve onca yolu geri gidip aldım. Telefonla pek ilgilenmediğim için unutuyorum bazı bazı. :)

      Sil
    4. ben de bugün pasomu evde unutup geri döndüm yarı yolu biliyor musun :)

      Sil
    5. Kötü olmuş ama sabah sporuna saymak lazım. :-)

      Sil
    6. hehehe bardağa dolu tarafından bakmalı dimi :))

      Sil
  6. şu çöp faslı hariç bunu neredeyse haftanın 5 sabahı yaşıyorum ki :)
    ayıptır söylemesi tam bir uyku aşığımdır bennn :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben telaşı sevmediğim için zor da olsa kalkıyorum. Bazı bazı böyle çöp götürüyorum. :)
      Ve bazen telefonumu evde unutmak da ekleniyor tüm bunlara.. tam oluyor. :) :)

      Sil
    2. ben de telaşı sevmem amaaa uykuya olan aşkım her şeyin üstünde :)

      Sil
    3. Ona bazen bende yenik düşüyorum. :) :)

      Sil
    4. Ahhh ben hep düşüyorum! (:
      hayatımdaki herkes sürekli ne uykucu kızsın sen yaaa diye sitem ediyor

      Sil
  7. Meleklerine söyle bizim çöpü de alsınlar.
    Çöp ev diye belediyenin gelmesinden korkuyorum.
    bir kamyon çöp çıkar kesin :)))

    YanıtlaSil
  8. Sanırım yazıyı yazan bu görevi başarıyla yerine getirmiş
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. :) :)
      Bugün yine telefonumu evde unuttum. Ama geç farkettim, işe geldim. Patronu bekledim, yine eve gidip telefonumu aldım geldim, yoruldum. :)

      Sil
  9. hah haaa, kol ağrısı geçti amaaa yağaın da ağrımıştı senin ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an geçmiş görünüyor. :)
      Ayağımda geçti diyebilirim, az biraz acıyor, o kadar. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…