Ana içeriğe atla

Öfke ve Dürüstlük..

Bugün Günlerden Dürüstlük.

Aman içimde kalmasın, söyleyeyim.
Diye değil.

Sırf kırmak, incitmek için hiç değil.

Sadece dürüst olmak istiyorum. Siz istemiyor musunuz?

Ve bugün şunu farkettim. Belki de yanlış teşhis ama genel olarak doğru gibi.

İnsan öfkeliyken daha dürüst oluyor. Kızgınken, kırgınken belki de farkedemediklerini farkediyor. Hem kendine, hem yakınındakine o an ne düşündüğünü söyleyebiliyor. Öfkeliyken kırıp dökmekten (insanları) bahsetmiyorum. Demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum.

Galiba öfkenin de azda olsa böyle bir yararı var.

Yanılıyor muyum yoksa...?

Ha, öfkeliyim de ondan mı dürüst olmak istiyorum. 
Hayır. İçimden geldi sadece. 





 

Yorumlar

  1. Öfkelenmek; haklılık payının olduğunu dışa vurma gerçeğini gösteriyor. O açıdan dürüstlük de diyebiliriz. susmak, pısmak sünepelerin işidir. Zulmün karşısında dimdik haykırmaktır aslında öfkelenmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklı olarak öfkelenmek en doğrusu.

      Sil
  2. Sonuna kadar katılıyorum, insan en çok öfkeliyken dürüst oluyor ama karşındakinin canını da en çok o an yakıyor.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba gerçekler bazen can yakıyor, ondan.
      :)

      Sil
  3. du bakayım, sen çok öfkeleniyor musun :)

    bi de bazı insanlar vardır bak onlar hep olumsuzdur öle olumsuz konuşurlar ki ne sölese biz öfkeleniriz yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo.. çok öfkelenmem ki ben.. :) :)
      Evet, gıcık tip insanlar.. varlıkları bile sinir eder insanı. :)

      Sil
  4. bence de öfkelenmezsin sen zaten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      hiç diyemem ama çok da değil, bence. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…