Ana içeriğe atla

Şiddetli Ayak Bileği Ağrısı Ve Sonrasında Olan...

Yıl 2001.

Daha yeni liseden mezun olmuşum, üniversite sınavına giriş için vermem gereken son evrağı okula vermişim. Akşam olmuş. Ablam eve gelmemiş. Sonradan haber geliyor, kaçtı diye. O akşam olaylar olaylar.. Tantanalar falan filan..

Benim o gece unutmadığım şey ise, korkudan ağladığım ve ayak bileğimdeki o dayanılmaz ağrı. Öyle bir hal alıyor ki, üstüne basamıyorum.
Sabah oluyor. Ağrıdan eser yok.

Ertesi gün ise İzmit'i sel alıyor. Öyle bir yağmuru, o manzarayı bir daha görmedim ben. Yağmurdan evimizin arkasındaki toprak çöküyor. Evin duvarı çatlıyor. O sular karşımızdaki tepeden nasıl da akıyordu. Hala gözümün önündedir o manzara.

Eee..

Olay ne burada diye, sorarsanız şayet. Ben ayağımdaki o ağrıyla o yağmuru bağdaştırdım arkadaş. Var mı aksini söyleyen ?
:D

Bu arada dünden beri sol bacağının üstü acıyor. Dün farkettim, çantamı kucağıma koyunca. Morluk falan da yok. Evdekiler vurmuşsundur diyor ama insan ayağının yani bacağının o kısmını vurur da hatırlamaz mı yahu.. Dizimin üst kısmı acıyor. Vurma ihtimalinin az olduğu yer yanı. Aşağı kısım olsa, hatırlamıyorum der, geçerim.

Oooo... yoksa ölecek miyim doktor..
:D 





Yorumlar

  1. Ya da sadece yağmur yağacak ve sen Kocaeli'nde mi yaşıyorsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm.. olabilir. :)
      Evet Kocaeli'deyim. Doğduğumdan beri. :)

      Sil
    2. Ben de ama sonradan geldim ben :)

      Sil
    3. Güzel. Kesin hiç gidip görmedigim bir yeridir. :-)

      Sil
    4. Orasını bilmiyorum.
      Yorumu ben sildim, bir ilçe adı yazmıştım nedense sen oraya ilgili yazdın diye hatırladığımdan.
      :)

      Sil
    5. Evet orada yaşıyorum. Hatta blog profilimde de yazıyor. :-)

      Sil
    6. Hııımm demek oradan aklımda kalmış.
      :)
      Belki karşılaştık belki de karşılaşırız bir gün habersizce. Ne garip
      :)

      Sil
    7. Evet, belki de. :)
      Değişik bir his bence.

      Sil
  2. Hımm yağmur yağacaktır yağmuur :)

    YanıtlaSil
  3. Ayak bileği ağrısı da neymiş,
    dün gece benim bütün kemiklerim öyle ağrıdı ki,
    parmaklarımda azıcık hal olsa, tüm iskelet sistemimi kağıda çizerdim.

    Ve bunu yağmurla bağdaştıracak olsaydım,
    şimdi Nuhun gemisindeydik :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyy.. kıyamam. Gecmis olsun.
      Yok yok, seninki yagmurdan degilmiş ve olmaalı da. Tamam yagmur yok ama o kadari da fazla. :-)

      Sil
  4. Neden bana sevimli geldiğinizi şimdi anladım. Kocaeli - Sapanca :)

    Geçmiş olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte hiç gitmedigim bir yeri. :-)
      Çok teşekkürler. Geçiyor gibi oluyor ama arada sızlıyor. Şu an mesela. :-)

      Sil
  5. yaa bu yazdıklarının hepsi gerçek mi yaaa :)

    YanıtlaSil
  6. Yanıtlar
    1. Banada öyle geliyor aslında ama dillendiremiyorum. :) :)

      Sil
  7. Bunlar gerçek mi kurgu mu?
    Yok eğer gerçekse yahu ablan kaçmış ne bilek ağrısı diyesim geldi yani bir an :)
    Bacağının o kısmının ağrımasına da üzüldümm uyurken vurmuşsundur belkiii.. neyseee geçer yaaa (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek.
      :) Şimdi kendisi ve ailesi ile çok sıkı bir ilişkimiz olduğu ve geçmişin unutulmuş olması nedeniyle ve burada mevzunun bilek ağrısı olması sebebiyle, üstünde çok durmadım. Ama bakın, korkudan ağladığımı belirttim. Gerisi zati fazla özele giriyor. :)
      Geçti diyebilirim, azcık acıyor artık. :) bastırınca.

      Ve teşekkürler. Dürüst olduğunuz için. Eksik olmayın.

      Sil
    2. aahh insanın ablası olması ne güzel bir şey olsa gereekkk..
      ben hep kıskanmışımdır bu abla kardeş ilişkilerini..
      anneee ben abla gidiyorum deyip evden çıkmak ve kendini ablanın kollarına atıp saatlerceee konuşabilmek.. basit ama imkansız bir hayal ne yazık ki benim için görüşmenize çok çok çok sevindim :)
      morluklar çok kötü olur bir yere değdirmemeye ve bastırmamaya çalış sen de ;)
      dürüstlük çenem de varrr başıma ne geliyorsa o yüzden geliyor zaten :)))

      Sil
    3. Evet, iyiki var, hepsi. :) Bende üç tane var da. Ayıptır söylemesi.
      Morluk yok ki.. acıyor işte, neden bilmem. Bastırmak dediğim, yoklamak oluyor. Bakıyorum hala acıyor mu diye, acıyor çıkıyor. :) :)
      olsun, iyi birşeydir.

      Sil
    4. aayhh ne kadar şanslısınnn!! gerçi ben bazen de iyi ki yok diyorum kız kardeşim. annemle babamı başka bir kızı severken görünce bile çok kıskanıyorum da ayıptır söylemesi :)
      ama yine de insanın ablasının olması güzel bişidir yaaaaaa
      hımmm anladım.. ilginç :/ geçmezse bence bir doktora git..
      :)

      Sil
    5. Evet güzel birşey. Ama tek kız olmak da iyidir. :)
      Bakalım, düşünüyorum. Bir hafta oldu. Hala acı var, gideceğim galiba.

      Sil
    6. Selaammm :)
      Ne kadar çabuk geri döndüm dimi? :)))
      hehehe çokk yoğundum son zamanlarda o yüzden cevap veremedim kimseciklere.
      Sen naptın? geçti mi ağrı?

      Sil
    7. Hoşgeldin. :-)
      Sağolasın, geçti çok şükür.

      Sil
    8. iyi bakalımm sevindim senin adına :)
      şimdi de ben ağrılarla uğraşıyorum biliyor musun? bel fıtığından şüpheleniyoruz ama umarım değildir. cuma günü randevum var belli olacak neyim olduğu :/

      Sil
    9. Teşekkürler.
      Sana da geçmiş olsun. İnşaallah fıtık değildir.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…