Ana içeriğe atla

Türk Çizgi Dizileri.


Pepee'yi bilmeyen yoktur.
Canım Kardeşim'i de bilen biliyordur.
Bu iki çizgi dizide dikkatimi çeken bir noktayı paylaşmak istedim.
Yaşadıkları yer. Pepee'nin hangi dünyada yaşadığını merak ediyorum mesela. Güzelim dağa yerleşmişler. Ova da olabilir tabi. Bir tek kendileri var. Ha, bir de teyzesi ve dedeleri var. Koca ovada başka bir Allah'ın kulu yok. Arkadaşlık dediği akraba ile oluşuyor. Çocuk hiç sosyalleşmiyor. Bana göre. Zira farklı bir yere gittiği de yok, farklı birini gördüğü de.
Bu durum 3 Mart'ta başlayacak yeni bölümlerde nasıl olur, göreceğiz.
Canım Kardeşim de aynen böyle. Farklı isimler geçiyor ama kimse yok ortada. Farklı yerlere gidiliyor, okula gidiliyor ama yine lafta hepsi. Olaylar hep evde ve aile arasında geçiriliyor. Burada aklıma gelen neden şu: ektradan oluşan çizimlere, çizen kişi fazla para istiyor, onu vermemek için adı geçen farklı kişilikleri hiç göremiyoruz. Mahallede yaşıyorlar, tamam ama kimseyi göremiyoruz ki. Bayram günü vardı mesela, anne kapıdan güya misafir uğurladı. Ama biz yine görmedik.
Neden acaba?
Bir de şunu demem lazım. Yıl olmuş 2014, bizde hala kız erkek ayrımında kirpik kullanılıyor. Erkeklerde kirpik yok, kızlarda var. Bir dikkat edin Pepee'de.
Diğer yandan yabancı çizgi dizilere bir bakarsak, mesela Câyu, çocuğun gitmediği yer yok. Arkadaşları çeşitli. Gittiği yerler farklı. Hatta bir keresinde müstakil ev ile apartman farkını çocuk gözüyle çok güzel işlediler.
Gelin görün ki bizdeki bahsi geçen çizgi dizilerde bunlar yok.
Niye ki?
Masrafı mı çok oluyor öyle olunca?
Çeşitlilik olsa iyi olmaz mı yani..
Hıı.. yanlış mı düşünüyorum acaba ?

Yorumlar

  1. Caygu ( bizim köyde ona böyle seslenirler :)). )
    Bence onun babası tamamen hayal ürünü...

    Pepeden hiç hoşlanmam şımarık veletin teki :))

    Mine idolüm benim:)
    Kafası nasıl çalışıyor merak ediyorum...

    Bir de limon var orada da bilinen karakterler hariç diğerleri sabit durur.
    Don oynuyorlar galiba :)))

    Zor ve karmaşık işler bu işler.
    Çizgi filmin türü ve hitap ettiği yaş gurubuna göre de değişir diye düşüyorum.
    Hem bu konuda yeniyiz daha...

    Teletabilerle, zaten az kullandığımız beynimizi,
    Sıkı sıkı sarıla sarıla oksijensiz kalıp, işlevsiz hale getirmedik mi biz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Limonu bilemedim.
      Son dediğin komik ama cidden doğru olabilir. :) :)
      Ordan aklımdan kalan o güneş çocuğun tatlı gülüşü. :)

      Sil
  2. Hiç düşünmemiştim böyle:) cayu da güzel evet her şeyi yapıyor ama o daha çok şey öğretiyor gibi farklı durumları ele alıp bir çok durumu göstermesi güzel:) belki de hitap ettikleri yaşlar arasında fark vardır o yüzden öylelerdir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana göre hitap ettikleri yaşlar aynı. O yüzden bu örnekleri verdim.
      Bilemiyorum. :) :)

      Sil
  3. Aslinda bunlari bende cok meral etmistim ama soyle bisey var.benim kizim 1 yasindayken pepe izlerdi baska bisey izlemezdi.buyudukce kayu,cnm kardesim,keloglan vs izlemeye basladi.demem o ki pepede her renk var fark ettiyseniz agaclar mor pembe falan sanirim o renkler bebeklere cazip geliyor.bnim 10 aylk oglum var o izliyo pepeyi kizim izlemiyo mesela.buyudukce daha ogretici seyler izlemeye basladi ve ogrendide.mine ve muge ne yaparsa oda istiyo mesela :)ama arkadaslik konusunda kayunn ustune tanimm :)
    aslinda oradaki anne baba figurleri de bizlere ornek.nasilda sabirlilar oyle :) hep bi oyun havasindalar falan herswyden oyun uretiyolar :) sahsen ben oyle degilim :) velhasil kelam bence o cizgi filmler yasla alakali kendileri seciyolar zaten buyudukce.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler öncelikle. :)
      Yaşlarına göre seçiyorlar ama bakınca Pepee sadece o kadar küçük yaşa hitap eden bir çizgifilm değil bana göre. Ama dediğiniz gibi rengarenk ve ilgi çekiyor. Öğrettikleri 5 yaşa kadar gibi. Sayma falan var yani.. bilemiyorum ama öyle gibi.
      Evet anne babalar olağanüstü zaten. :) Asıl hayalürünü onlar aslında, Fuzuli'ninde dediği gibi. :)

      Sil
  4. Değindiğiniz konu güzel. :) Yorumunuzu da gördüm, bakalım bakalım. :)

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel bir konuya değinmişsin. Biz yıllardır beceremedik çizgi film işini. Ben kızımın caillou'yu izlemesini tercih ediyorum. Verilen mesajlarda veriliş şekilleri de çok doğru.
    Vee kızımda istemiyor Pepe'yi izlemeyi. Bizim hayatımıza hiç benzemiyor. Umarım doğru adımlar atıp geliştirirler kendilerini de biz de Türk ytapımı çizgi film izletiriz çocuklarımıza.
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım çoğunluk bir süre sonra Pepee'den sıkılıyor. Buradan da bir eksiklik olduğu belli oluyor, bana göre. :)
      İnşaallah gelişir. Bizimkilere yetişirler belki. :) :)
      Sevgiler..

      Sil
    2. Ahahaha son paragraf çok tatlı, umarım :)

      Sil
  6. hah haaaa, demek ki dediğin gibi parasızlıktan. ne kadar çok karakter o kadar çok iş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba cidden öyle. :) ne diyelim o halde, çok paraları olsun da güzelleşsin ,zenginleşsin çizgi dizilerimiz. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…