Ana içeriğe atla

Bakış Açısı.

Bekleme odasında sessizlik hakimdir.
Yan yana oturan kadınlardan yaşlı olanı, yanındaki kadına bakar. Göz göze gelirler. Başlarıyla birbirlerine konuşmadan selam verirler.
Elleri göbeğinde, dirseği ile yanındaki kadını dürter:

-Sizin sorununuz ne?

-Çocuğum bizimle konuşmuyor.

-Küsmüş mü?

-Öyle değil, kimseyle konuşmuyor. Çiçekle böcekle, sokaktaki kedi köpekle konuşuyor. Bizimle konuşmuyor.
Cümlesini sesi titreyerek bitirir. Gözünden damlamaya çalışan damlaları usulca siler. Diğer yanında oturan kocası, karısının elini tutar. Konuşmaz, ama gözleriyle teselli eder.

Yaşlı kadın, etrafına bakınır.

-Çocuk nerede?

Kadın ona sorduğunu gözgöze geldiklerinde anlar.

-Evde...

-Kim bakıyor ona?

-Dadısı.

-Onunla konuşuyor mu?

-Hayır.
Sesi sert ve net çıkmıştır bu sefer. Yaşlı kadın, ellerini yine göbeğinde birleştirerek:

-Ya konuşuyorsa..

Kadın, kocasına döner. Kadın bir şey demeden, adam:

-Neden yalan söylesin, konuşmuyordur.

Kadın yüksek sesle:

-Kovarım çünkü onu !

Birden etrafına bakar, herkes ona bakıyordur. Hafifçe öksürür, gülümser. Kocasına bu sefer usulca:

-Kovarım onu da ondan.

Kadının içine kurt düşmüştür. Yaşlı kadına bakar. Birbirlerine gülümserler. O sırada, sıraları gelir, doktorun yanına girerler.





Yorumlar

  1. kesin dadıyla konuşuyordur
    off
    çocuk büyütmek ne zor
    anlamak
    anlaşılmak ne zor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Teşekkürler, bu içten yorum için.
      Kesinlikle zor, bir çocuğu bir insanı yetiştirmek..

      Sil
  2. Burada yanlış giden bir şeyler var...
    Sevgili çocuk. Sevgili ve sevimli çocuk. Çiçekler anlasın seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      Haklısın. Yanlış bir değil birkaç tane... Sence anlaşılması gereken sadece çocuk mu.. ya anne baba..

      Sil
    2. Anne baba da anlasilacak elbet. Neler yasadiklarini bilmiyoruz sonucta ama boyle durumlrda cocugu daha cok onemsiyorum ne yalan soyleyeyim...

      Sil
    3. Anladım. Yani önce çocuk, dediğin gibi.

      Sil
  3. günümüz problemi: çocuğunun sorununu annelerin değil dadıların, bakıcıların bilmesi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni sayılmaz aslında, eskiden de mevcuttu

      Sil
    2. Çocuk eğitimi ince bir sanat...

      Sil
  4. insanı anlamak zor yau :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…