Ana içeriğe atla

Kupa Bardak Meselesi Değil Mesele..

Efenim, anlatıp içimden atmak istiyorum.
Mevzu eski aslında, yeni değil. Ama bayadır uğramıyorlardı.
Bu ve bu konuda bahsettiğim insanlar, yine bize çay kahve almaya gelmeye başladılar, sağolsunlar !
Bu uzun aradan sonra ilk geldiklerinde, çay bardağı altlığı aldı. Ve hayret verici şekilde alıyorum dedi. Geri getireceğim, dedi. Bende en uyuz halimle “ İnşaallah..” dedim. Ne demek istiyorsun dedi bana. Diğerleri geri gelmedi dedim. Onları çocuğum kırdı dedi. Sonra gitti, getirdi. Mutfağa koymadan bana gösteriyor.
Şimdi akılları başlarına gelmiş, az biraz normalleşmiş gibi gelebilir. Banada öyle geldi. Ama bunlar sadece göz boyamasıymış herhalde.
Dün, yine geldi. Çıkarken camdan gördüm ki, mutfaktan izin almadan kupa bardak almış gidiyor. Sinirlerim zıpladı. Patrona dedim. Ben konuşacağım dedi.
Bugün, patron çıktı, o geldi. Sanki adamın gidişini bekledi. İçime fesatlık kaçtı napıyım.
Mutfağa geçmeden dedim, o bardağı bırakıyorsun, ne alacaksan öyle alacaksın. Alıyorum diye mi kızıyorsun diyor. O bardağı alırken izin almadınız, dedim. Ona mı kızdın diyor. Allahım, sen aklımı koru. Birde ben öyle deyince bardağa bakıyor. Değerli bir şey sandı herhalde. Evet, çok değerli. Ya da değil, mevzu bardak mı Allah aşkına..
 Bu arada sinirden titriyorum. Bu huyuma acayip sinir oluyorum. Ne var o kadar sinirlenecek, sinirden titreyecek. Ne var yani.. Ama işte, gerçekten sinirlenince ne konuşabiliyorum, ne de titremeden durabiliyorum.
Bu gitti mutfağa. Camdan baktım, yine bardağı almış gidiyor.
Hayır, ben Türkçe konuşmadım mı acaba... hala geri getirmedi.
Bu ne şimdi..
Ne denir bu işe...
11.30 civarı bardağı getirdi. Çıkarken bir daha izinsiz almayın dedim. Oo.. kızdı hanfendi. Niye 10 kere söylüyormuşum. Bende iyice anlayın diye dedim. Söylene söylene gitti.



 





Yorumlar

  1. birinin eşyasını izinsiz almak hele bu bardak ise izinli bile almak hoş değil...bardak hassasiyeti bende de var.eskiden kimseyle paylaşamazken şimdi biri aldığında kin gütmüyorum.daha sakin ama keşke dokunulmasa diye içimden geçiriyorum.bardak hassasiyeti başka bir şey ne yapalım...beni bir sen anlarsın herhalde...onlar özeller değil mi? anlayana...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bardağı kaynar suyla yıkadım. :D Bir zaman kullanmam herhalde. Aklımın ve midemin bu durumu biraz unutması lazım.
      Aslında mevzu dediğim gibi bardakta değil, onun izinsiz bir şeyler alıp gitmesi. Biz insanlık yapıp çayımızı kahvemizi sizinle paylaşıyoruz. Sen kalkmış tek tek eşyaları götürüyorsun. Sormuyorsun bile alırken. Belki o eşya bizede lazım. Diğer yazıları okudunuz mu bilmem, kadın kaşıkları koyduğumuz bardağı bile sormadan alıp gitti. Ki o bardak geri gelmedi bile..
      Bu bardağı geri getirdi az önce, yine dedim izinsiz almayın bir daha. Yüzsüzlük dizboyu, niye on kere söylüyormuşum.. gel de delirme şimdi..

      Sil
  2. ben varya ne yapardım biliyormusun..bana bak derdim o bardağı sakın bi daha alma ..bunu büyük harflerle düşün..gözlerimden ateş fışkırırdı ve ses tonum dayak atardı ..yani ben böyle yapardım..ay şu anda bile sinir oldum valla saçını başını yolar eline verirdim onun terbiyesiz şey!!!!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sakin kalmışım o halde.. ki cidden sakin kaldım. sonra başka bardakla geldi. bardağı bana gösteriyor. sanki kadına iftira attım da iyi bak diyor bana.. hiç ses etmedim.. laftan anlamadığı belli.

      Sil
  3. Ölür müsün öldürür müsün bu insanlara deniyor işte...

    YanıtlaSil
  4. bence bu ruh hastası ya. normal değil :D

    YanıtlaSil
  5. O bardağı alıp kafasına geçirmek gerekiyor da işte Allah insana sabır denen güzel bir haslet vermiş.
    Mutlu pazarlar arkadaşım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi.. çok şükür :)
      Teşekkürler. iyi haftalar diliyorum bende :)

      Sil
  6. Çalışmak değil de böyle insanların bulunduğu ortamlarda çalışmak çok zor.
    Sinirden iş yapasında gelmiyor öyle olunca.
    Acaba saçını başını yolsak o sinir harbi geçer mi...

    YanıtlaSil
  7. hehe hatırlıyom evet onları. her şeyi hak görüyo di mi bazı insanlar. onlar kral kraliçe sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir geniş insanlar ki sorma.. hani denir ya, elini versen kolunu kaptırırsın diye.. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…