Ana içeriğe atla

Duygu Patlaması...

Duygu, çantasını bıraktığı yerden almadan önce içine baktı. Olmamasını umduğu şey, para, hala çantada duruyordu. Çok sinirlendi. Çantasını sinirle alıp, Polat'ın yanına gitti. Sinirle ve öfkeyle çantayı Polat'a doğru uzatarak:
-Niye almadın.. Hııı...! Niye !.. Az mı geldi..
-Ne demek istiyorsun sen?
-Neden almadın parayı ! .. Sen hırsız değil misin.. sana açık iş bıraktım işte. Gördüğünü biliyorum. Neden almadın parayı !!..
Polat, güldü. O gülüşü Duygu'yu daha çok kızdırmıştı. Duygu, çantayı Polat'ın önüne atıp, koşar adım tuvalete gitti. Polat, aynı sakinlikle çantayı yerden aldı. Ağzını kapadı. Duygu'nun peşinden kızlar tuvaletine girdi. İçeride bir kız vardı. Kız Polat'ı görünce şaşırdı. Polat kıza kafasıyla çık işareti yaptı. Kız, kaçar gibi çıktı dışarı.
Duygu, ellerini lavaboya dayamış, başını eğmiş, sessizce ağlıyordu.
Polat duvara yaslandı. Ellerini önünde kenetleyip, beklemeye başladı. Duygu'yu izliyordu. Konuşmasını bekliyordu. Konuşacağına emindi.
Duygu, yaklaşık on dakika sessizce öylece ağladı. Sonra, başını çevirip ona bakan Polat'a baktı. Beklemekten sıkılmış gibi görünmüyordu.Dönüp aynada kendine baktı. Aylar sonra aynada ilk kez kendini gördü. Aynada gördüğü suretine mi yoksa Polat'a mı anlatmak istedi o an. Kendi bile bilmiyordu. Sadece anlatmaya başladı.
-11 ay önce, Bilal'le hiç bilmediğimiz, daha önce hiç geçmediğimiz o sokaktan eve gitmeye karar verdik. Daha doğrusu, ben istedim oradan gitmeyi, Bilal'da kabul etti. Benim yüzümden oldu yani. Serseriler yolumuzu kesti. Bana saldırdılar. Bilal beni kurtarmak için deli gibi çabalıyordu. Sonra içlerinden biri, bıçak çıkardı. Direnmekten vazgeçmeyen Bilal'e, o bıçağı defalarca sapladı. Sapladı.. sapladı...
Duygu derin bir nefes aldı. Başını kaldırıp tekrar aynaya baktı. Yine kendini gördü. Gözünden yaşlar akarken, gülümseyi verdi.
-Ben ve diğer arkadaşları dehşet içinde, kanlar içindeki Bilal'e bakıyorduk. Beni bırakmışlardı o anın şaşkınlığı ile. Bense öylece kalmıştım orada. Sesler yoktu. O serseriler hangi ara gittiler, hiç bilmiyorum. Bilal, kanlar içinde yerde yatıyordu. Bana bakıyordu. Elini uzatmıştı. Yanına çağırıyordu. Yerimden kımıldayamadım bile. Öylece Bilal'e bakıyordum. Bilal hala karşımdaydı. Bana bakıyordu. Aylar geçmesine rağmen, Bilal hep karşımda durup, hep bana baktı o bakışları ile. Beni kurtarabilirdin diyordu o bakışları. Senin yüzünden öldüm, diyordu. Senin yüzünden.. senin yüzünden..!!..
Polat, hıçkırıklara boğulan Duygu'nun yanına gitti. O'na sarıldı. Duygu kendini Polat'ın kollarına bıraktı. Tuvaletin soğuk taşlarına oturdular.
-Peki, tüm bunları Bilal'in seçimi olarak hiç düşünmedin mi.. Seni seçmiş Bilal. Senin yolunu, senin yolundan gitmeyi seçmiş. Senin yüzünden ölmemiş. Senin için ölmeyi göze almış. Böyle düşündün mü hiç...
-Ben oradan gidelim demeseydim...
Polat, Duygu'nun ağzını eliyle kapatarak:
-Ya Bilal olsaydı oradan gidelim diyen ?.. O zaman yine kendini mi suçlayacaktın ? Bilal öldü, sen o yaşadıklarınla başbaşa kaldın. Bilal mi suçlu olacaktı tüm bunları sana yaşattığı için.. ?
-Hayır !..
-O halde şimdi sen niye suçlusun Duygu.. O yolu seçtiğin için mi.. o adamlar sana saldırdığı için mi suçlusun yoksa..
Duygu, ben, diyebildi sadece.
Polat, çantasını Duygu'nun kucağına koydu.
-Paralar hala içinde. Merak etme.
Ayağa kalktı. Elini Duygu'ya uzattı. Duygu ona uzatılan bu eli, bu sefer çok düşünmeden tuttu. Ayağa kalktı.  Çantasını sırtına takarken:
-Niye almadın parayı ?
-O dershane parası değil mi.. Benden o kadar kolay kurtulamazsın. O parayı alsaydım müdür seni kesin kovardı. Bende seni bir daha göremezdim. Anladın mı ?
Duygu'ya göz kırptı.
-Hadi müdür kaçmadan parasını verelim.
Duygu bir an duraksadı. Sonra çantasına baktı. Önden yavaşca giden Polat'a baktı. Sonra peşinden gidip, beraber müdürün odasına gittiler.
...




Yorumlar

  1. bunun devamı var dimi ne olacak polat? duygu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      diğerlerinde de dediğim gibi.. devamı sizde.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. :) :)
      devamını sizin hayalinizde canlandırmanız benim için en güzel şey..

      Sil
  3. Bu hikâyeler biraz uzasın istiyorum:-)

    YanıtlaSil
  4. ayyyy hep yaz işte bunlardan. eskisi gibiiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Yazmaya çalışıyorum böyle arada.

      Sil
  5. Harika bir hikaye :) Bu arada günaydın:)

    YanıtlaSil
  6. uzasin bu hikaye bence deeee :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…