Ana içeriğe atla

Yağmur

Sabah yataktan zor kalktım. Sanki birileri içimdeki her şeyi vakumlayıp almıştı. Sadece uyumak istiyordum. Sadece uyumak.
Ama kalktım. Aynada yüzüme baktım. O da kendini iyi hissetmiyor belli. Kurumuş. Bakıma ihtiyacı var. Ama benim yürümeye mecalim yok. Akşam yatarken nasıl olduysa dişlerimi fırçaladım. Hayret.
Sonra sol göğsüme bir sızı saptanıyor. Canım bir şey mi çekti düşünüyorum. Bilmem. Şu an önüme ziyafet koysalar umrumda olmaz. Aklıma kötü şeyler getirmek istemiyorum.
Bin bir nazla hazırlanırken telefonum çalıyor.

-Efendim.

-Gidiyormuş bugün. Biliyor musun?

Kim diye sormuyorum. Soramıyorum. Biliyorum kim olduğunu.
Telefonu kapatıyorum.
Elimde kazağım, öylece durup düşünmeye başlıyorum.
Gidecekmiş, gitsin. Banane. Gülüşü geliyor gözümün önüne. Sonra kokusu. İnsanların farklı koktuğuna onun kokusunu farkedince inanmıştım.
Kazağımı giyiyorum hızlıca. Ve aynı hızla evden çıkıyorum. Sokaktan çıkmadan yağmurun hafif hafif başladığını farkediyorum. Duruyorum. Eve bakıyorum, çok uzaklaşmamışım. Dönüp şemsiye alayım diyorum. Vazgeçiyorum.
İşyerinin önüne geldiğimde yağmur olanca kuvvetiyle yağıyor. Yağmurda ıslanmayı sevmeyen ben, o yağmurun altında sırılsıklam öylece duruyorum.
İşyerinin önünde, karşı kaldırımda, bana bakan bakışlara aldırmadan, öylece gözümü dikmiş cama bakıyorum.
Ne zaman sonra bilmiyorum. Kokusu geliyor burnuma. Yanımda O, o gülen gözleri ile bana bakıyor. Gülümsüyorum.

-Hani sen yağmurda ıslanmayı sevmezdin.

-Nisan yağmuru bu. Şifa.

Ben bile gülüyorum bu dediğime. Nisan geçeli 2 ay oluyor. 2 ay. Bir nisan yağmurunda tanımıştım O'nu. Yağmurdan kaçıyordum. Bu lafı o demişti bana.
Şimdi farkettim de, cidden şifalıymış nisanın yağmurları. Şifa veriyormuş insana. Seni bana verdiği gibi.

-Gitme olur mu...

Sarılıyor bana. Bende ona sarılıyorum.
....



Not: öyküdür.

Yorumlar

  1. Ayyy canimlar yaaa sevenler ayrılmasıın :)

    YanıtlaSil
  2. Yağmurla birlikte anıların tetiklenmiş. Kokusunu duyacak kadar duygusal bir moda girmişsin.
    Bu mevsimde yağan yağmurda sırılsıklam ıslanmak hasta eder insanı.
    İnşallah önlem almışsındır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Teşekkürler bu içten uyarı için.
      Ama eklemeyi unutmuşum. Benimle ilgisi yok. Kurgu sadece. :)

      Sil
  3. Tomrak kokusu gibi, kadim bir aşk kokusu. Bir tarafı muhabbet, diğer tarafı ünsiyet. Kıyamete kadar şürecek bir aşkın hikayesi.

    YanıtlaSil
  4. ama ne hoş senin şu bildiğimiz hikayelerinden yaaa ne güzeeel :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…