Ana içeriğe atla

Doğuma Hazırlık Kursu.

Evet, ülkemizde artık doğuma hazırlık kursları veriliyor. Şu an her ilde verilmese de, yagınlaşması için çalışmalar sürüyormuş.
Pilot il seçilen illlerden biri de, benim yaşadığım il olmuş. Oh ne güzel olmuş.

Normal doğum düşünen bir anne adayının gitmesi taraftarıyım. Şahsen, aklımda hep normal doğum yapmak var. Ve bu kurs, beni daha da cesaretlendirdi.
Bu kurslar, devlet hastanelerinde ücretsiz, özel hastanelerde ücretli veriliyor.

Kursun temel amacı, anne adayına normal doğumun, çok normal bir süreç olduğunu anlatmak.
Misal, kaçımız biliyoruz ki, bedenimizin ve bebeğimizin doğumu kendiliğinden gerçekleştirdiğini..
Ve korkunun bu doğal süreci nasılda olumsuz etkilediğini. Öyle ki, acının neredeyse tümü sadece korkudan kaynaklıymış.

Kursta en çok üstünde durulan nokta, nefes egzersizleri oldu. Zira, doğum sürecinde doğru nefes almak ve vermek doğumu oldukça kolaylaştırıyormuş. Ciğerlerden değil de diyaframdan almak lazımmış. Yani ciğerler değil, mideyi şişireceğiz. :)
Kursta ayrıca bebek bakımı, doğru emzirme gibi doğum sonrası içinde bilgiler veriliyor. Hamilelikte olası şeker yüksekliği hakkında da ayrıca bilgi veriliyor.

Kurs 6 hafta sürüyor. Bittiğinde sertifikan bile oluyor. :)
Ben gittim. Çok da memnun kaldım.
İnşaallah kısa sürede tüm illerde verilir.
Ve bir tavsiye. Kursa hamileliğinizin ortalarında gidin. Bence başında gidince bilgiler unutulabilir. Sona doğru giderseniz, sonuna yetişemeyebilirsiniz. Bizde öyle birkaç kişi doğurdu kurs bitmeden.

Normal doğumu düşünen anne adayları, kursa gitmek isterseniz, bulunduğunuz ildeki devlet hastanesine bir sorun. Gidin, görün. Hem size değişiklik olur. Hem insan cidden birşeyler öğreniyor.

Rabbim İnşaallah isteyen herkese normal ve sağlıcakla doğum yapmayı nasip etsin.



Yorumlar

  1. Ben çok istemiştim normal doğum yapmak ama maymun oğlum 9,5 ayda doğmayınca doktorum rest çekti en sonunda, ya sezaryen yaparım ya başka doktor bulursun kendine diye. Epidüral anesteziyle uyanık olarak doğurudum karnımdan çıkarmalarını hissettim diyerek teselli buldum artık.

    Her şeyin hayırlısı olsun. Normal doğum olsa harika olur tabi, doğal olanı o zaten. Harika bir deneyim olacaktır diye düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlısı cidden. Sağlıklı olsunlar da.
      İnşaallah normal olur. Bir hikayem olur benimde. :))

      Sil
  2. Bir de erkeklere kurs vermek gerekir. Eşinin hamile olduğu süreçte ve doğum sürecinde erkekler eylerine yardımcı olmalı. Bunun yanında doğğumdan sonra da erkekmerin eşinin yanında durmalı gece gündüz eşine destek vermeli. Bençil olmamalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kursa eşlerde katılabiliyor. İsteyen gelebiliyor, bizim sınıfta yoktu ama başka kurslarda gördüm. Gelmeleri tabii güzel.
      Katılıyorum dediklerinize.

      Sil
  3. Eşli olması daha güzel tabii. Ben de katılmıştım zamanında. İkisi de normal doğum oldu. Herkese de ısrarla anlatabilirim, en güzeli normal doğum diye. Sezeryan acil olmayan durumlarda yapılmamalı, bu bir tercih olmamalı. Korkudan, kolaylıktan anne adayları isteyebiliyor. Oysa ki dünya üzerinde milyarlarca kadın normal doğurdu, tarlada, evde, her yerde. Bu çok doğal bir süreç. Vücut bunu öyle algılıyor zaten, ki bu yüzden sezeryan doğumda hemen göğüslerden süt gelmeyebiliyor. Yine sezeyanda doğumdan sonra kilo vermek hemen çok mümkün değil. Ben iki doğumumda da yaklaşık 3 ayda (tabii ki rejim yapmadan) eski kiloma dönmüştüm. (elbette bol bol emzirmenin bunda etkisi büyük)

    Sağlıklı bir doğum olur umarım, sizin adınıza sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir yorum. Her kelimesine katılıyorum.
      İnşaallah. Amin.. çok teşekkürler.
      Bugün doktordaydık. Şükür herşey yolundaydı.

      Sil
  4. Allah kurtarsın hayırlısı ile daha kaç ay var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Allah razı olsun.
      ay değil sayılı günlerimiz kaldı. bekliyoruz hayırlısıyla.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…