Ana içeriğe atla

Hiçbir şey Göründüğü Gibi Değildir

Evet değildir. Bunu kendim bu akşam (gerçi yeni gün oldu ama) yaşadım.


Evimizde iki muhabbet kuşumuz var. Otururken bağrışları geldi. Dönüp baktığımda mavi olan yeşil olanın kuyruğunu tutmuş çekiştiriyor. Garibim dedim yine kaptırmış kuyruğunu. Zira yapmadığı şey değil zillinin. Kız da kendisi. Kuyruğunun ucu eğrileşti kuşun. Ses ettim bıraksın diye. Başka ses duyunca keser normalde. Yok hala devam ediyor. Gittim yanına. Hala devam ediyor. Sonra baktım ne göreyim. Meğer bizim garip oğlanın ayağı çevre örtüsünün ipine dolanmış. Ayağına dolanmakta kalmamış sopasına ve halkasina da dolanmış. Kızcağız da onu bu durumdan kurtarmaya çalışıyormuş belli ki.


Onu öyle görünce bir garip oldum. Biz ne sandık meğer o yardıma uğraşıyormuş.


Yardım için elimi kafese koyunca bizim oğlan çırpınmaya başladı. Azcık yabanidir. Hiç yaklaştırmaz kendine. Ben tutup kurtarmaya çalışırken, o kendini benden kurtarmaya çalışırken ip koptu neyse ki. Ama ayağındaki dolanmış kısmı duruyor. Onun için tutmaya çalıştım. E bağlı haliyle tutamadım. Serbest haliyle yaklaştır mı beni. 2 yada 3 kere fena bir şekilde ısırdı beni sağolsun. Hatta biri kanadı. Delmiş resmen derimi. O can haliyle. Bende bıraktım tabi canım acıyınca. Kızdım birde. Ama takipteyim. Sonra kendisi halletti işini. Kurtardı ayağını ipten.


O ipte bizim zilli kızın marifeti sonucu dolaştı ya ayağına. Örtülerinin kenarı dantel gibi birşey. Onu kemiriyor günlerdir. Tomak tomak etti. Nasıl o kadar uzayıp dolandı Allah bilir.


Çok çekişip barışır yaramazlar. Ama bu gece kızcağızın günahını almışız ilk görüşte. E ne demişler gördüğünün hepsine, duyduğunun yarısına inanma diye. Yada tam tersi de olabilir.


Nitekim önce iyice görüp, dinleyip karar vermeli.

Yorumlar

  1. Bazen gördüklerimiz, düşündüğümüz şekilde çıkmayabiliyor. Bu nedenle olayları iyi analiz ettikten sonra reaksiyon vermek lazım. Zaten kalp kırmaların, insan ilişkilerinin bozulmasının temel sebeplerinden biridir; dinlememek, anladığı gibi yorum yapmak...

    Size de geçmiş olsun efenim :(

    YanıtlaSil
  2. Evet ne yazık ki. Ah bi dinleyip gözümüzün önündeki şeyin aslını olduğu şekliyle görebilsek.

    Teşekkürler Efenim. (: Ben gazi oldum gecenin sonunda.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…