Ana içeriğe atla

Aha.. Lastikler İndi Teyze! ..


9 yaşında, araba hastası diyebileceğim bir yeğenim var. Erkek tabi bunu da belirteyim.

Arabaları tanıyor, kendince bir bilgiye de sahiptir.

Geçen aylarda bizde idi. Evin önünde şuan yanlış hatırlamıyorsam kiraz toplamaya çalışıyorduk birlikte. O vakitlerde bahçenin çevresinde şimdiki gibi büyük çiçek ve otlar yok. Yol açık bir şekilde görünmekte idi.

Bizim evin karşı komşuları, ki şuan taşındılar. Bekar polisler vardı.

O gün o polisler ve aynı binada oturan başka bir delikanlı, arabayla geldiler, bahçenin önünde durdular. Dört kişiydiler. Binada halen oturan delikanlı biraz kilolu. Bu detayı niye verdiğimi anlayacaksınız birazdan.

Şimdi bunlar tam önümüzde durdular, arabadan hemen inmediler. Sonra tek tek inmeye başladılar. Yeğenimde onlara bakıyor. Yani aslında arabayı inceliyormuş.

Hepsi indi, sonra o komşu çocuğu tekrar arabaya bindi ve yeğenim yüksek sesle şöyle bir cümle kurdu:

aha... lastikler indi teyze.. gördün mü.. araba çöktü resmen ...

Ve sonrasında bu cümleyi duyan bir kaçı bize doğru bi baktılar. Ben onlara bakmamaya ve gülmemeye çalışıyorum. Gidemiyorum da hemen.

Yanlış anlaşılmasın, gülmemin sebebi o an düştüğüm durumdu.

Yorumlar

  1. Çocuktur ne yapsa yeridir. :D Doğru söylemiş siz de gülseydiniz dilediğinizce. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      Gülemedim o an ama ablama anlatırken baya güldüm.

      Sil
  2. ya patlasaydı o lastikler
    ya yapışsaydı araba asfalta
    ya batsaydı araba yerin dibine
    mazallah :D

    ne yapacaktınız o vakit
    alt tarafı lastikler inmiş
    araba çökmüş resmen
    abartmayın canım siz de :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D :D
      Ben değil, yeğenim abartıyor. :) Arabanın o iniş kalkışları dikkatini çekmiş çocuğun.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…