Ana içeriğe atla

Bana Bi Haller Oluyor...


Sabah kalktığımda gözlerimi açamıyordum. Öyle bir uyku var. Sanırsın ki, bu zavallı kızı 1 saat bile uyutmamışlar. Ama değil, uyku alınmış ama hala aç gözler uykuya. Kalktım, oturdum ranzanın kenarına, ayaklar aşağıda. Ama inemiyorum. Gözler açılıp kapanıyor. Açılınca saate bakıyor. Imm.. diyorum, bi kaç dakika daha. Ama yaa ne giyeceğimi bilemiyorum.. kalk kızım sen. Sonra gözler saate bakarken yastığı görüyor. Uff.. yat iki dakika daha. Hopp.. geri devriliyorum. Başım yastığa bile gitmiyor. Kalıyorum öyle birkaç dakika, gözler kapalı. Dalmaya korkuyorum bu halimle. Uyanamazsam geç kalacağım. Tekrar bi gayret, kalktım.

Babamda kalkmış, saati 9 sanıp. Beni görünce; sen daha gitmedin mi kızım diye soruyor. Ağzımda diş fırçası, elimle saati gösteriyorum. Salona gidip saati görüp, annemden de onay alınca saatin 8 olduğu kanaatine varıyor. Sonra ortadan kayboluyor. Kanımca gitti yattı, ohh ne ala... bende yatsam ya..

İşyerinde ise durum değişmiyor. Gelen giden yok. Oturmaktan hepten bana bir şey oluyor. Yumulup kalacağım masada. O olacak yani. İlk iş bloga bakıyorum. Yorumlara cevap veriyorum, iyi geliyor. Ama geçici. Hala gelen yok. Bi başıma kalmışım bu halde. Msn'den arkadaşa mail attım, imdat çığlıkları sanırsın. Hasta sandı beni. Gel dedim, konuşalım, bi açılayım. O gelmeden birileri geliyor işyerine, msn kapatıyorum. Mühim misafirler gelecek, etrafı temizlemeli. Yapıyorum bir şeyler, iki fırça sallıyorum. Patron düzelt dedi etrafı, bakınıyorum, içimden; düzgün yaa, nesini düzelteceğim ki işte.. diye geçiriyorum. Koltukları elliyorum. Bir iki oynatıyorum, tamam.

İyi geliyor ama açıldım gibi. Sonra dön msn'e, muhabbete. Muhabbetten ala ilaç mı var.

Ama eve gelirken, sıcaktan herhalde birilerine acayip sinir oluyorum. Markete doğru giderken, iki adam, marketin önünde dikiliyor. Çıkış kapısından içeri girmeye kalktı biri. Kapıyı içeri itikliyor. Açılsın diye. Tee.. Allahım.. Çıkış yazısını mı görmüyor ne.. bi an yabancı mı ki acaba dedim. O derece bi tuhafıma gitti. Artı sinir oldum. Sonra onlar orda iken, kadının biri girişten girmiş idi. Manav reyonu tam girişte markette. Kasaya gitmek için, marketin içinde bi dolanmanız lazım geliyor. Bu akıllı bıdık kadında, bi limon almış, ben girerken açılan kapıdan çıktı şimdi. Baktım ardından, elinde limonla nereye gidiyor diye. Gitti çıkış kapısına. Tık tık.. açar mısınız kapıyı... dedi. Orda duran müşteri açtı kapıyı. Girdi gülerek, ayy dolanmıyım dedim de... bak bak.. millet salak, bi sensin akıllı demi. Nasıl sinir oldum kadına var ya.. niye bilmiyorum. O çıkış kapısından girmeye çalışan adam yanında melek kaldı.

Birde ekmek geçen markette 70 kuruştu, şimdi 60 kuruş olmuş. Heryerde de farklı farklı görüyorum. Niye böyle oldu ki..

Kendime de biscolata pia aldım. Yedim afiyetle ama, içimi de yakmadı değil. Yazın pek gitmiyor tatlı tatlı. İyi gelsin diye aldıydım ama..

Şimdi daha iyiyim. Üşenmekten bu yazıyı yazamamaktan korkuyordum ama yazdım, bitti, oldu..

Yorumlar

  1. Ahahha :) yahu öldüm gülmekten :))
    böyle bir kafamda canlandırdım da
    garfield ile bir tanışıklığın varmı (:

    YanıtlaSil
  2. :) :)
    Bir garfield olamam belki ama uzaktan bir akrabalık belkim mümkün olabilir. Akrabalık birde, tanışıklık da değil. :p
    Ama her zaman öyle olmam. Bu sabah cidden feci bir uyku hali vardı bende. Nedenini merak ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıcaktan olma ihtimali çok çok yüksek ihtimal.
      heleki bugün resmen buharlaşıyordum az kalsın :))

      Sil
    2. Olabilir. Bugün iyiyim ama. :)

      Sil
  3. Bende sabah kalktığımda öyleyim. Kalkmak bir eziyet ama şu sıralar tatil diye erken kalkmıyorum şükürler olsun annem beni kaldırmak için uğraşsaa ben tersini yapmak için ve rüyalar alemine dalmak için elimden geleni yapıyorum. Sen işte sıkılma ve işte uykun dağılsın diye bool bool yorum yazarım hemde na dünyalar kadar sende hiç sıkılmazsın :D Takipteyim artık seni :) Markettekiler hep öyle kasiyerlere burdan sabır diliyorum duyun beni  Ben çıkıştan girmeyi en son okumayı öğrenmeden önce yapmıştım acaba onlarda okumayı bilmiyorlar mı ? kim bilir … Ekmeklerin gramajı değişti hem ondan olabilir bir de marketin ekmekleri aldığı fırının kaça sattığına da bağlı neyse işte :D Üşengeçlik çağımızın hastalığı tamam çözdüm bu işi sadece ben üşengeç değilmişim ama yinede unutma üşengeçlik hayat kurtarır. Ahaha :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normalde geç kalkan bir insanda değilim. Erken yatıp erken yatan tip eşittir ben. :D
      Teşekkürler. Öyle mutlu olurum ki, bu arada isminiz bana gazetem için bir ışık gibi yandı. 3.baskıda haber olabilirsiniz. :) :)
      Evet gramaj olayı yüzünden olmalı. Artık hangisi uygunsa ordan almalı. :) Bakkaldan alıyordum ama parayı çok vermiyim boşuna. :p
      Üşengeçlik iyidir yaa.. Herkesde var, kimi biz gibi bazen abartabiliyor sadece. :D :) :)

      Sil
  4. Sıcaktan o sıcaktan..Uyusa dert uyansa dert insana. Sıcak havada fazla uyumak da hasta ediyor. Sıcaktan uyuyamamak da. Uykum var benim ama uyuyamıyorum mesela. Off ki ne of yani.. Neyse sustum ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Aslında uyuyorum güzel güzel ama, bilemedim ki ne oldu o gün. :) :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…