Ana içeriğe atla

Islanmaktan Nefret Ederim...

Kesin bir yargı oldu ama, sevmiyorum işte. Hoşuma gitmiyor.
Dünden kalmış, sebilin üstündeki bardağı değiştireyim dedim. Gittim, aldım bardağı. Olan oldu..
Su varmış içinde, üstüme ve yere döküldü birden. Ayaklarım da cabası.
Sevmiyorum ıslak olmayı. Islanmayı. Acayip sinir oldum. Kim bıraktıysa var ya.. Bu sıcakta su bulmuşun, iç işte..
Ortaokuldaydık. Boş derste, yine bir yaz günü, sınıftakiler birbirlerini ıslatıyorlardı.
Ben tabi sessiz bir öğrenci olaraktan, oyuna dahil değilim. Ki zaten sulu şeyleri sevmem. Ama nasıl olduysa, şimdi tam hatırlamıyorum. Sanırım ayağa kalkmış, bir yere gidiyordum ki, başkasına niyet bana kısmet olan, neredeyse yarım şişe su, üstüme tam üstüme isabet etti. Ama nasıl sinir oldum ben. Siliyorum da siliyorum. Arkadaşta bu halime gülüyor, sanki fasulye suyu döküldü üstüne diyor.
Su aksın gitsin isterim ama napayım. Takıntı belki de. Kuruyana kadar yaparım neredeyse, leke gibi hissederim o ıslaklığı.
Yüzüm içinde öyle. Islak suratla duramam. Ağzım içinde öyle.
Bir kere teyzemlere gitmiştik. Onların bağı bahçesi var. Ordan geliyoruz, elimizde armut. Yedik falan, su içip ağzımızı yıkacağız. Neyse içtik falan, ben ağzımdaki ıslaklığı siliyorum, teyzemin kızıda takıldı buna. Sanki ne yedin de ağzını siliyorsun ikide bir diye. O zaman küçüktüm, laf söylemedim. Ama sinir olmuştum o an.
Sulu şakaları da, ıslanmayı da sevmem arkadaş. Ben yağmurda ıslanmayı da pek sevmem. Ama nasılsa içimde vardır hep şöyle keyfi ve içten gelerek, sırılsıklam olmak.. yağmurun altında..

Yorumlar

  1. suyu çok sevmeme rağmen su şakalarından ve istemim dışındaki ıslanmalardan ben de nefret ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O oyunu oynayanlar hiç rahatsız olmuyor ki.. Ben duramam işte. :)

      Sil
  2. yağmurda ıslanmak güzeldir de böyle beklemediğin bir anda ıslatılmak hiç hoş değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarı çkmış, bir yere gidiyorsam ondanda azetmiyorum ben. :) :)

      Sil
  3. ıslanmasında sakınca görmediğim kıyafetlerimle ıslanırsam sorun olmaz. iş yerinde resmi kıyafetle olursa ben de uyuz olurum... öylee bi durum sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo.. resmi kıyafetim yok, günlük giyinirim. Ne bulursam. :) Dediğim gibi, ıslaklığı leke gibi görüyor olmamdan kaynaklı herhalde, istemiyişim. Islaklığı sevmiyorum. :)

      Sil
  4. ben de ıslaklığı sevmeyenlerdenim arkadaşlarımın su şakalarına fiskiye altına sokuşturularaktan maruz kaldım yüzüme isabet eden sert su yüzünden ağlamaklı olunca ancak kurtuldum gariptir istemeyen ben en çok ıslanandım istemiyoruz arkadaş bi rahat bırakın:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ama. Sanki istemem, yan cebime diyoruz. Israrla ıslatılır istemeyen. :) neyse ki bu konuda şanslıydım. Öyle ısrarcı arkadaşlarım hiç olmadı. :)

      Sil
  5. Yağmur olayı toplumsal öğreti,gizil bir öğretidir. İzlediğin filmler,okuduğun kitaplardaki o sahneler olmasa emin ol yağmuru da sevmezdin ıslanmayı sevmiyorsan. "Kedisi hakkında yazdı sanırım" diye düşünmedim dersem yalan olur,meğer kendini anlatmışsın ; affolsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağmuru da bayılmam. Ama içimde öyle bi istek vardır sadece. Dediğiniz gibi, o sahnelerden özenti olabilir. :)
      E şimdi kedi ne alaka, onu çözemedim ben. :) :)

      Sil
  6. Ben kediler suyu sevmez diye bilirim, her ne kadar kedileri sevmesem de :D Kedinin duygusunu yazdığını sanarak geldim,onu kastetmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. He öyle yani. Tamam. :D Ama bi kedi nasıl sebilin üstündeki bardağı alsın ki.. :)
      Ben genelde kendimi anlatırım. :)

      Sil
    2. Ben yazı başlığını gördüğüm anı kastettim ama nedense beceremedim söylemeyi uzadı gitti, affola .

      Tamam,anladım sayın yazar.

      Sil
    3. Evet, bencede tüm sırrı çözecekmiş. :D
      Ama mühim değil, inanın durumdan şikayetçi değilim. Öyle göründüyse, ben af dilerim. :) Sayın okuyucu-yazar. :) :)

      Sil
  7. Ben hem severim hem sevmem. Şöyle ki, o ağız silme huyu bende de var. Ama örneğin yazlıkta bahçe sulanırken vs. suyun altına girer oynarız. Normal bardakla su dökme şakaları ailemizin geleneğidir. Birbirimizi delirtmeyi severiz. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanı rahatsız ediyor o ıslaklık hissi. Napalım yani. :) :)
      Bende öyle bir ortamda büyüseydim, belki daha anlayışlı olabilirdim, tüm suç, çocuklukta.. :) :)

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. :) Başımdan aşağı dökülmediği sürece, evet.

      Sil
  9. Baktın ıslandın bozuntuya verme , iki sabun filan kap su boşa gitmesin :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu ben değil, döken düşünsün bi zahmet. :D
      :)

      Sil
  10. merhaba,blogunuzla yeni tanıştım:)hoş bir paylaşım..bana da beklerim
    http://harftekimana.blogspot.com/ sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgelmişsiniz. Demek ki ıslanmayı sevmiyorsunuz. :) :)

      Sil
  11. Sulu şakalardan nefret ederim ama suya bayılırım :) Susuz duramam ben genlerimde denizkızı genleri olduğundan şüpheleniyorum nerede su orada ben :D Suyla oynamayı da severim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem, bana suyla oynamak cazip gelmiyor. :D Ama genel görüş aynı, sulu şakaları kimse sevmiyormuş. :)

      Sil
  12. yağmurun altında ol. çok zevkliii.
    :)

    YanıtlaSil
  13. Öyle bir acil durum falan yokken, işe okula giderken falan olmamak şartıyla mesela...

    Yağmura yakalanmak, yağmurda ıslanmak çok keyifli olur. Ama ansızın olunca olmuyor tabi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kesinlikle. Ama ben normalde de keyif alamıyorum. Belki de çok düşündüğümden. Bi gün düşünmeden yapmalıyım. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…