Ana içeriğe atla

Şaşıranı Dövüyorlar.

Çünkü artık şaşırmıyoruz. Şaşırtamıyorlar bizi. Alıştırdılar nihayetinde.

Yediğimiz sucuklarda, kıymalı pidelerde domuz eti çıktı. Domuz eti bulamayan at eti kullandı.

Bal diye aldığımız sağlık kaynağının aslında şekerli sıvı olduğu ortaya çıktı.

Saf ve temiz içme suyumuzun mikroplu damacanalarla satıldığını öğrendik.

Kolanya diye aldığımız şeyin, insanı öldürücü etkisi olan metanol adlı bir kimyasalla karıştırılarak satıldığını öğrendik.

Güzellik için kullandığımız sabunun, bebeğimize kullandığımız pudranın içine kimyasallar koyduklarını öğrendik..

Benim aklıma gelenler bunlar.

Bunları duyduk da hiç şaşırdık mı? Yooo.. Zira alıştık artık.

Öyle bir hal aldı durum. Hep yenileri çıkıyor ortaya. Bunun nedeni ne peki? Bunlar ifşa ediliyor, açıklanıyor. Yiyenin, içenin, kullananın içi gidiyor. Endişe kaplıyor içini.

Ama ya yapanlara ne oluyor. Onlar ne hissediyorlar sizce?

Bence hiçbirşey hissetmiyorlar. Kesilen cezayı paşa paşa ödeyip, yeni dümenlerle nasıl iş kurarım hesabına yatıyorlar.

Peki böyle mi olmalı? Niye hergün yenileri çıkıyor bu dolandırıcıların? Niye kimse ders almıyor?

Yapan yapıyor, niye? Hem cezası düşük. Hemde nasılsa alanı bulacak. Bundan adı kadar emin bu kişi. Yoksa yapmaz zaten kanımca.

Alan niye alıyor? Ucuz diye mi? Canına kastı mı var?

Zincirleme bir halka mevcut gibi. Öyle bir halka ki sağlam bayaca. Koparmaya devletin cezası yetmiyor. Ki alanlar olduğu sürece ve sadece para cezalarıyla kaldığı sürece kimsenin gücü yetmez koparmaya.

Bakın, önümüz bayram. Yakındır çıkar haberleri yine, şu merdivenaltı diye tabir edilen yerlerde yapılan, açıkta satılan şekerlerin haberi. Nasıl baskınlar yapıldığı falan. Ama gelin görün, pazarda görürsünüz yine en az 5 tane şekerci. Ve başında en az 10 kişi.

Dedim ya zincirleme gidiyor bu iş.

Yorumlar

  1. Nefes almaya çeknir hale geldik..
    Suyu öyle içmeyin ama öbür türlüde içerseniz şu olur..
    onu yemeyin , bu böyle ,şu şöyle
    baygınlık geldi bunlardan

    YanıtlaSil
  2. Birgün son bulur İnşaallah.. İnşaallah.

    YanıtlaSil
  3. hayat çok zor bizim gibi az gelişmiş ülkelerde.
    :)

    YanıtlaSil
  4. :) Kolaylaştırmak içinde uğraşmıyoruz çok.

    YanıtlaSil
  5. Böyle esnaflık mı olur kardeşim yaa!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptıkları esnaflık olmamalı. Dediğiniz gibi, esnaflık böyle olmaz.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…