Ana içeriğe atla

Seni Görünce ...


Aylar önce, hatta belkide yıl oldu. Evet evet yıl olmuştur. Ama hala hafızamda. Dün gibi, derler ya öyle işte.

Girdiler şimdi içeri. Gelirlerkene eleleydiler mi, bakın onu hatırlamıyorum. Evrakları vardı, sanırım yeni kayıt. Onuda tam hatırlamıyorum. Yalnız şu görüntü var gözümde. Kadın, elini adamın omzuna dolamış, kafayıda ona yaslamış. Böyle bitişik duruyorlar. Ama kadın mırmır bir şeyler diyor, hafif kırıtarak. Adam benle muhatap oluyor. Zira zaten diğeri için mümkün değil, kadın adamdan başkasını görmüyor. Bunlar yeni evli çift.

Adam yine geldi az önce. Aklıma direk o günkü manzara geliyor, adamı görünce. Hoş, adamda dediğim benden küçük. Evlenmiş barklanmış işte.

Aklıma geldi, insanın üzerine yapışan bazı hareketleri, sözleri oluyor ya. Tıpkı sinema yahut dizilerdeki ünlücüklerin başına gelen durum gibi. Yapışıyor bazı şeyler. O an nasıl, hangi düşünce akımı ile bakıyorsak yahut da nasıl etkilenmişsek artık, beynimize kazınıyorlar o şekilde.

Şimdi sorarsanız benim o anki ruh halimi de, nasıl hala aklımda diye. Gıcık olmuştum bir kere. Kadına. Sanki kocasını kapacakmışımda, tutuyor sıkısıkı. Aman kaçmasın. Ya da gövde gösterisi gibi de algılamış olabilirim. Ama o hallerine gıcık + sinir olmuştum. Hatta bazen adamı yolda falanda görmüştüm de, niyeyse gülmüştüm. Ablama anlatacaktım, lafa nerden başlasam, nasıl anlatsam bilememiştim.

Var mı sizinde, birini görünce hatırladığınız tuhaf bir anı ?

Yorumlar

  1. bilemedim var mı.
    :)
    ama kadın mutluymuş işte gösteriş için yapmamıştır ama bazen öle oluruz evet ama onlar için hep sevinmek lazım bee.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Hımm.. öyle düşünmemiştim. Olabilir.
      Ama yinede benim aklımda o halleri ile kaldılar napıyım. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…