Ana içeriğe atla

Twitter Psikopat Testleri.


Bugün içimden, içimi twittere dökmek geliyor. Çünkü çok sıkıldım. Güller açardı içimde. Sarardım soldum.

Sonrasında pişman değilimlerle devam ediyor şarkı ama ben kestim. Amacım saçmalamak değil zira. Önemli bir haber vereceğim. -yalan-

Aslında bunu twitterden -ah bilsen nasılda içimden tivıtır yazmak geliyor,niye yazmıyorum bilmem- duyurmam lazımdı. Amma orda 140lık sınır sorunu var. Hangi cümlem yeter benim oraya. Zaten insanların saniye başı birşeyler paylaşmalarına hafif hafif ama bazen ağırlaşaraktan gıcık oluyorum. Sırf bu sebeple itiraf ediyorum ki, birkaç kişiyi izlemekten vazgeçtim. Ben anasayfamda, ki adı başka onun ama neyse, sadece o kişinin çoğunluğu saçma, özel mözel şeylerini okumak zorundayım? Tabiki de değildim. Sırf zati bu sebeple de seviyorum ben twitteri anacığım. Ama işte birileri anlamıyor. Takip edeni takip etme zorunluluğu yok orda. Birde çıkmış birileri bunun için sistem geliştirmiş. Gel vatandaş gel.. nidaları ile pazarlıyorlar. Gülüyorum sadece.

Konu bu değil. Konu yine bir araştırma. İngiliz araştırması. Konusu twitter. -aman söylemesen anlamıyordum diyenlere saygılar.-

Neymiş efenim İngiliz polisleri artık suçluyu tıvitinden anlıyormuş.

Siz siz olun, aman sakın haa.. içinde öl, öldürmek, gömmek tarzı tıvitler atmayın. Mazaallah katil damgası yiyiverirsiniz. Benden demesi.

Polisler de bir hoş olmuşlar. Otur pc başında cinayeti çöz. Bak mobeseye, bak twitterden adamın profiline, tıvitine. Sonra kalk yakala. Kıyak iş valla.

Eskiden zormuş polislik anacağım. İz sür, kokla, yala, yuvarlan, koş. Zor yani.
Birde Sherlock olmak kolay değildir. Cinayet lafı geçerde onu anmamak olur mu? Gerçi yeni versiyonunda oda pc başına geçmiş olsa da, yinede ayrıntı manyağıdır kendileri. Sırf bu yüzden severim.

Özetle neymiş, twitter öyle basit bir yer değilmiş. Orda da adımına dikkat edecekmişin. Aman sakın haa.. izleniyorsun. Takiptesin.. ;)

haber

Yorumlar

  1. tivitır mivıtır hiç işim olmaz amaan o ne öle 140 harf neye yeter :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Çoğu gıcıklığım o yönüne zaten. :)

      Sil
  2. Sevemedim şu tviti:)
    gün gelir 5 harfle anlatırım gün gelir 500 buna ben karar veririm :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevmek, sevmemek arası gidip geliyorum hergün. :)

      Sil
  3. sanal değilmi ne ilginç bir ortamdır . bazen neden oralardayız merakta etmekteyim herbir yerden izleniyoruz :S bi rahat yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanal ortam ama girdiğim, çıktığımız heryerde izimiz kalıyor işte. Böylesi de biryer. :)

      Sil
  4. ben de facebook insanıyım,twitter'a alışamadım gitti:)
    bir de connected2me çıkmış şimdi.var da var yani...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ikisini de pek sevmiyorum. Yani ikisine de mesafeli duruyorum, kendimce. :)
      Diğerlerine hiç bulaşmamak en güzeli.

      Sil
  5. Face ve blog yeterli..Bi de tivit mivit hiç uğraşamam vallaha..Amman eksik kalsın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende sırf blog için açtım, desem yeridir. Çok izleyim varmış gibi, orda paylaşıyorum işte, yazdıklarımı. :D

      Sil
  6. Twitterım var ama sadece var..:) Facebook hesabım daha aktif.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sadece var, gibi duruyor bazen. Bazende, mesela dün gibi, canım çok sıkılınca, saçmalamak için iyi bir seçim oluyor. Facede tanıdık çok, orda pek rahat değilim. :p :D

      Sil
  7. tivitır ya da twitter ve dahi tweetler üzerinden daha ne kadar saçma haberler yapılacak kim bilir. Ayrıca o ota ve diğerine durmadan tivit atanlar var ya, bofff...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitmez bence de. Millete iş çıkıyor yani. Oturdukları yerden, tivitlerden bile haber çıkarmayı başarıyorlar. :)
      Bunu duyduğum ikinci kişi oldunuz, demek ki tek değilmişim. :)

      Sil
  8. hah haaa dur benim detektif derine de twitten olay çözdüreyim.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…