Ana içeriğe atla

Bu Bir 21 Aralık Yazısıdır.


Bir 21 Aralık yazısı da benden olsun.

Şirince'de şu kopacak kıyamet, kopmayacakmış ya. Ama yinede esnaf temkinli imiş de kredi kartı ile satış yapmayacakmış.

Ayy.. ayy.. Bir güldüm bu habere. Bir güldüm ki, sormayın. Adamlar kıyamet kopacak diye, sözde kredi kartı kabul etmiyor. Sanki kopsa aldığı o paraları peşine götürebilecek. Hey Allahım...

Bu kadar mı bilinçsiziz kardeşim, bu kıyamet konusunda. Birileri dünyaya kazık çakacağını sanıyor. Resmen bir ince hesaplar, bir düzenler falan.

Kıyamet dediğin bir kere kopar. O da ne zaman kopar, Allah bilir. Ki kıyamet koptuğunda hiçbir canlı hayatta kalmaz. Bunu bir kere idrak etmek lazım.

Bu tıpkı insanın ne zaman öleceğini bilmemesi gibi. Ne var ki bir insanın ne zaman öleceğini bilmiyoruz ama kalkmışız dünyanın sonu şu gün gelecek diyebiliyoruz. Hayret bir şey cidden.

Geçen aklıma geldi. 2012 filmi vardı bilirsiniz. Orda da Nuh Tufanı esas alınmıştı. İzleyenler bilir. Yine orda da bir dünyaya kazık çakma çabası falan.

Cidden şu dünyada engel olunamayan bir şey ya ölüm. Ama birileri kendini ölümsüz sanıyor ya, komik oluyorlar. Hiç haberleri yok.

Yorumlar

  1. Şirince`yi biliyoruz da acaba Fransızlar ne alemde? Onlar da kredi kartı kabul etmeyecek mi acaba:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesin etmiyorlardır. Biz böyle yapıyorsak, onlar kimbilir neler yapıyor. :)

      Sil
  2. ölümün bir nefes kadar yakınızda olduğunu bileceğiz ama bunu dert haline getirmeyeceğiz. Çok güzel bi söz var her nefs ölümü tadacatır diye. bu korku niye elbet herkesin dünyasının sonu bi gün gelecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki de bilmektendir bu korku. Bilmeseydik korkmazdık mesela.

      Sil
  3. Her nefis ölümü tadacaktır diyor ayeti kerime. Demek ki tatma duygusu var ölümde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Allah güzel ölümler nasip etsin bize.

      Sil
  4. Kıyametin kopacağına inandıklarından değil onların yaptıkları, hazır millet kafayı yemişken fırsattan istifade etmek.. Şirince'de bir gece konaklamanın fiyatı olayın trajikomik yanı.. Bir de özel yemek menüleri ve uçuk fiyatlar.. Kimse kıyamet derdinde değil ki, o gün oraya gidecek olanlar eğlence ve hava atma, olay olma, adını duyurma peşinde, diğer kısım da çıkar peşinde işte başka bir şey değil..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç böyle düşünmemiştim. Doğrudur yani. Her yerin bir fırsatçıları olur. her olayında.

      Sil
  5. Şu kıyamet kopsunda bi kurtulalım yahu..Banada o güne nöbet yazılmış..Benimde "kıyameti nöbet" adlı bi programım olacak elbet :):)

    YanıtlaSil
  6. düşünsene dünyaya kocaman gezegen çarpacak ve nasa'nın bundan haberi yok.

    YanıtlaSil
  7. Hainler kendi derdinize düştünüz ya
    olurda hayatta kalırsanız şayet taş devrini yaşayasınız inş. bu kesin zaten ama neyse :)
    Çakmaklarınız bitsin de ateşi tekrar bulmanız yüz yılları bulsun emi.
    Dinozorlar tekrar ortaya çıksın da sizi yesinler :D

    Düşündüm de asıl kıyamet, kıyamet koptuktan sonra kopacak san ki yaw.
    Biz buralarda sıcacık evimizde ölecez ama onlar sürüm sürüm sürünecekler :D
    Bilim adamı falan alsalardı bari yanlarına :D
    yazık acıdım şimdi onlara :D



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Güldürdün beni..
      Bilim adamı şart. Bizde alalım bir tane.. :p :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…