Ana içeriğe atla

Evli ama Bekar Kadınlar.


İlk evvela şunu söylemem lazım ki, sevgilisi ile yaşayanları kastetmiyorum. Onların olayı başka. Benim dikkatimi evdeki adama “kocam” diyen kadınlar çekiyor. Ama ortada nikah yok. Varsa da imam nikahı. Artık bir gerçek var ki, imam nikahı tek başına geçerli değil. Çok çok eskidenmiş o dönem. Ama hala sadece imam nikahı ile yaşayan kadınlar var. Hem de çoluğu çocuğu ile.
Hani bir laf vardır, yeri geldi mi babana bile güvenmeyeceksin diye. O kadınlar, o adamlara güveniyorlar ama aslında hiç güvenceleri yok.
Bu durumu ailelerde biliyor çoğu vakit.
Bakın size bu konuda bizzat şahit olduğum iki olayı anlatayım. Birinde baba biliyor, ses etmiyor. Akraba zaten diyor. Diğerindeki babaanne, ısrarla nikah diyor. Çünkü çocuğun anne-babası da nikahsız.
Hülya Koçyiğit'in bir filmi vardır. Filmde adam kadını kandırır senelerce nikah kıyacağım diye, 3 çocuk olur bu arada. Ve bir gün adamın evli olduğunu öğrenir kadın. Tartışırlar, kadını öylece ortada bırakıp gidecektir adam. Kadın adamı öldürür.
Çok trajik değil mi? Belki de uç bir örnek. Ama olmayacak bir şey değil.
Ve bir de yaşını başını almış ama kocası tarafından terkedilen kadınlar vardır. Kocaları başka kadınlarla hayatlarını devam ettirir. İmam nikahı ile. Ya da belki de o da yok. O terkedilen kadın, o adamı boşamaz. Niye mi? Zaten yaşını başını almıştır. Adam da öyle. Hem sigortasından faydalanmaktadır. Hem de kendisinden evvel ölürse maaşını alacaktır.
Çok mu zalimce? Hayır... Çok akıllıca bence. Yıllarca kahrını çektiği adamın bu kadarcık da olsa hayrını görmek istiyor kadın. Bu hakkı o diğer kadına vermek istemiyor.
İkisi de aynı gibi değil mi... evli ama bekar kadınlar onlar... ama farkları çok.

Yorumlar

  1. Ne kadar doğru yazmışsın ; bir sürü var böyle bir sürü :(

    YanıtlaSil
  2. Neler neler var çok hassas bir konu..Böyle trajedileri önlemek için kız çocuklarımızı iyi yetiştirmeliyiz..Kendi ayakları üstünde durabilmeli ve kimseye ihtiyacı olmamalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece kız çocuklarımızı değil, erkek çocuklarını da iyi yetiştirmek gerekiyor. Sonuçta bu sadece kadına ya da erkeğe bağlı bir şey değil. İkisinin de yanlışı maalesef. Çoğu istisnalar olsada.

      Sil
  3. Evli olsun olmasin, akrabasi olmayan bir kadinla beraber yasayan ve cocuk dogurtan her erkek kadina karsi yasal sorumluluk tasimali bence. Kanunlar keske oyle duzenlense. Evlenmiyorlar mal varligi bozulmasin diye. Cocuk varsa ve beraber yasiyorlarsa, erkegin butun mal mulkunun yarisi kadina ait olmali. Bak o zaman sacma sapan davraniyorlar mi.. Boyle bir yasal duzenlemeyi yapmak zor degil ama yapmazlar -yasalari yapanlar da erkek cunku.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir ara konuşuluyordu ama sanırım gerçekleşmedi. Biliyoruz ki böyle durumda olan ünlü kişiliklerde var.
      Belki çıkar, belli mi olur.

      Sil
  4. ya sahiden demek tanık oldun ha.
    duyarım ama hiç görmedim imam nikahlı.
    eh ekonomik yönden sağlama almalılar kendilerini.
    bu ülkede kadın olmak zor ya.
    hülya koçyiğitin durumunda bence çok haklı.
    o durumda öldürür insan herhalde.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her iki örneğe de bizzat şahit oldum. Oluyorum.
      değil mi.. yıllarca kandırılmanın acısı oluşuyor bir kere.. Allah düşürmesin kimseyi.. (amin)

      Sil
  5. işte bunlar hep bilgisizlikten oluyor maalesef! oysa nikahın dini'si ya da resmi'si olmaz, nikah sadece karşılıklı olarak sorumluluk almak ve evliliği meşrulaştırmak için yapılır.. ki imam nikahında da kadınların boşanma durumunda maddi olarak sıkıntıya girmemeleri için 'mihr' vardır..
    tıpkı resmi nikahtaki malvarlığı paylaşımı gibi..
    yazık.. bunlar oluyor ve bu gidişle olmaya devam da edecek..
    bizdeki geleneklerle ilerleyen din algısı, imam nikahını meşrulaştırmaya ve tek başına yeterli görmeye yettiği sürece bu problemler bitmez..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmam nikahını çok biliyor gibi yapıyorlar ama işte sizin dediğiniz o kısma riayet eden yok. Millet işine göre hareket ediyor.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…